Doğu ve Batı

Bakara Sûresi(177- )Yüzlerinizi Doğu ve Batı tarafına çevirmeniz «birr» değildir.

Lâkin asıl «birr»; Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitâblara, peygamberlere îmân eden, malını se­ve seve yakınlarına, yetimlere, miskinlere, yolculara, dile­nenlere, kölelere, esirlere veren, namazı kılan, zekâtı ve­ren, muahede yaptıklarında ahidlerini yerine getiren, sı­kıntıda »hastalıkta ve şiddetli savaş anında sabredenlerin-kidir.

İşte sâdık olanlar da onlardır, muttaki (olanlar da) onlardır.

Doğu ve Batı

Bu âyet-i kerîme önemli cümleleri, derin kaideleri ve doğru inanç esâslarını ihtiva etmektedir.

Nitekim İbn Ebu Hatim der ki; babam… Ebu Zerreden nakletti ki o, Rasûlullah (s.a.) a îmân nedir? diye sor­muş.

Rasûlullah (s.a.) «Yüzlerinizi Doğu ve Batı tarafına çevirmeniz birr değildir…» âyetini sonuna kadar okumuş,

sonra Ebu Zerr yine îmân nedir? diye sormuş,

Rasûlullah (s.a.); sen iyi bir amel işlediğinzaman kalbin onunla sevinir, kötü bir amel işlediğin zaman kalbin on­dan nefret eder, buyurmuş. Bu hadîs munkatı’dır. Mücâhid, Ebu Zerr’e ulaşmamıştır. Ebu Zerr daha önce ölmüştür.

Mes’ûdî der ki; bize Kasım İbn Abdurrahmân nakletti: Adamın biri Hz. Ebu Zerr’e gelmiş ve îmân nedir? diye sormuş. Ebu Zerr «Yüz­lerinizi Doğu ve Batı tarafına çevirmeniz bir değildir» âyetini sonuna kadar okumuş.

Adam, ben sana birr’i sormadım, deyince Ebu Zerr ada­mın biri Rasûllulah (s.a.) a geldi ve bu

adamın bana sorduğunu Ra-sûlullah’a sordu.

Hz. Peygamber de bu âyeti okudu. Senin hosnûd ol­maktan kaçındığın gibi o da hoşnûd olmaktan kaçındı.

Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.) eliyle işaret ederek buyurdu ki; «Mü’mirviyi bir amel işlerse bu, onu sevindirir ve sevabını ümîd eder. Kötü bir amel de iş­lerse bu, onu üzer ve Allah’ın azabından korkar.» Bu hadîsi İbn Mer-dûyeh rivayet etmiştir.

Ancak bu dâ munkatı’dır. En iyisini Allah bi­lir.

Bu âyetin tefsirine gelince; Allah Teâlâ, önce mü’minlere Beyt’ül-Mukaddes’e doğru yönelmeyi emretmiş, sonra Kâ’be’ye döndürmüş­tü.

Bu durum ehl-i kitâb’dan bir grupla, bazı müslümanlara zor gel­miş ve bunun üzerine Allah Teâlâ bu emirdeki hikmeti aç-klayıcı âyeti indirmiştir.

Kıblenin tahvîlindeki ana maksadın; Allah Azze ve Celle’ye itaat, emirlerine boyun eğme, döndürdüğü yöne yönelme ve getirdiği hükme uyma olduğunu ve bunun da birr, takva ve kâmil îmân oldu­ğunu belirtmiştir.

Doğu veya Batı yönüne yönelmenin birr ve itaat anlamına gelmediğini, Allah’ın emriyle ve şeriatın buyruğu ile olma­yınca hiç bir anlam taşımayacağını bildirerek «Yüzlerinizi Doğu veya Batı tarafına çevirmeniz birr değildir.

Lâkin birr, Allah’a, âhiret günü­ne, meleklere, kitaplara, peygamberlere îmân…» buyurmuştur.

Nitekim Kurban ve hediyeler konusunda da, «Allah Teâlâ’ya onların ne eti ne de kam ulaşır. Sadece sizden takva Allah’a ulaşır.» buyurmuştur.

Avfî, İbn Abbâs’tan naklen bu âyet konusunda der ki; birr namaz kılıp, amel etmeniz değildir. Bu hüküm Mekke’den, Medine’ye hicret sırasında söz konusudur. Bilâhere farzlar ve hadler nazil olmuş, Allah Teâlâ farzlan emrederek, onlarla amel edilmesini buyurmuştur.

Dahhâk ve Mukâtil’ den de benzer bir rivayet nakledilir. Ebu’l-Âliye der ki; Yahudiler Balı tarafına yöneliyorlardı.

Hıristiyanlar da doğu tarafına, Allah Teâlâ «Yüzlerinizi Doğu ve Batı tarafına çevirmeniz birr değildir» buyurdu.

Birr, îmândır, onun hakikati ise ameldir. Hasan ve Rebî’ İbn Enes’ten de benzer bir rivayet nakledilir.

Mücâhid der ki; lâkin birr, kalbte yer­leşen Allah’a itaattir.

Dahhâk da der ki; lâkin birr ve takva; farzlan ol­duğu şekilde yerine getirmenizdir.

Sevrî «Lâkin asıl birr; Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere îmân…» âyeti konusunda şöyle der: Bütün bunlar birr’in çeşitleridir. Sevrî merhum doğru söylemiştir. Çünkü bu âyetteki sıfat­larla bezenen kimse, bütünüyle İslâm bağı içine girer ve tüm hayırları nefsinde toplar. Çünkü hayrın bütünü Allah’a îmân’dadır. Allah’a îmân ise; Allah’tan başka ilâh olmadığını kabul etmek, Allah ile peygamber­leri arasında elçiler olan meleklerin varlığını doğrulamaktır. Kitap cins ismi olup, bütün peygamberlere indirilmiş olan kitapları ihtiva eder.

Kitap; kitapların en değerlisi, önceki kitaplann hâkimi, bütün hayrın kendisinde toplandığı dünya ve âhiret saadetini ihtiva eden, önceki ki­taplann bütününü nesheden Kur’an-ı Kerim’dir.

Onda başlangıçtan son peygambere kadar bütün peygamberlere îmân yer alır.

Allah’ın sa-lât ve selâmı son peygamberin ve bütün peygamberlerin üzerine olsun.

 

Kaynak   İbn Kesir Tefsiri