Muhammad (sallallâhu aleyhi ve sellem), ezanın nasıl okunacağını ve ezanla ilgili edebi, birçok hadis-i şerif ile bizlere öğretmiştir. Bu rivayetler, hem müezzin için hem de ezanı işiten müminler için önemli ölçüler ortaya koymaktadır.
Peygamber Efendimiz (asm), Abu Mahdhurah’a ezanı sesini yükselterek ve uzatarak (tercî yaparak) okumasını emretmiştir. Bu, ezanın heybetli ve tesirli bir şekilde ilan edilmesini gösterir.
Bilal ibn Rabah’a ise ezanı ağır ağır, tane tane okumasını; kameti ise daha süratli getirmesini tavsiye etmiştir.
Ayrıca ezan okurken parmaklarını kulaklarının üzerine koymasını emretmiş ve bunun sesin daha gür çıkmasına yardımcı olacağını bildirmiştir.
Ezanı işiten kimsenin, müezzinin söylediklerini tekrar etmesi büyük sevaba vesiledir.
Hadis-i şeriflerde bildirildiğine göre: Müezzinin söylediklerini tekrar edene, onun sevabı kadar sevap verilir. (Al-Nasa’i)
Ezanı tekrar edene, Kıyamet gününde Peygamber Efendimizin şefaati vacip olur. (Al-Nasa’i)
Ezanı tekrar edip salavat getirene on sevap yazılır. (Muslim ibn al-Hajjaj)
Ezan ve kametle ilgili bazı önemli edep ve hükümler de şöyledir:
Sıkışık durumda olan kimse, kamet getirilmiş olsa bile önce ihtiyacını gidermelidir. (Abu Dawud)
Kamet okunurken, imam ayağa kalkmadan cemaat ayağa kalkmamalıdır. (Muslim ibn al-Hajjaj)
Kamet getirildiğinde sema kapıları açılır ve dualar kabul olunur. (Al-Tabarani)
Ezan okunurken şeytan kaçar; bitince geri gelir ve vesvese verir. Kamette yine kaçar, sonra tekrar gelir. (Muslim ibn al-Hajjaj)
On iki yıl ezan okuyan kimseye Cennet vacip olur; her gün için büyük sevaplar yazılır. (Al-Hakim al-Nishapuri)
Kamet getirildiğinde namaza koşarak değil, sükûnetle yürüyerek gelinmeli; yetişilen kısım cemaatle kılınmalı, kaçırılan rekâtlar sonradan tamamlanmalıdır. (Al-Tirmidhi)
Ezan ile kamet arasındaki dua makbuldür. (Abu Dawud, Al-Tirmidhi)
Kamet getirildiğinde farz namazdan başka namaza başlanmaz. (Muslim ibn al-Hajjaj)
Bütün bu hadis-i şerifler, ezanın İslam’daki yüce makamını ve mümin için ne büyük bir rahmet kapısı olduğunu göstermektedir. Ezan; sadece namaza çağrı değil, aynı zamanda tevhidin ilanı, şeytanın uzaklaşmasına vesile ve duaların kabul edildiği mübarek bir vakittir.
Rabbimiz, ezanı hakkıyla dinleyen, tekrar eden ve onun manasını kalbinde yaşayan kullarından eylesin.