Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur:“Bazen kalbimin perdelendiği olur.
Ben Allah’a günde yüz defa istiğfar ederim.”(Müslim, Zikir 41; Ebû Dâvûd, Vitir 26)
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kalbin daima Allah’a yönelmesi gerektiğini bize yaşayarak öğretmiştir. O, günahsız olduğu hâlde Rabbine yönelmekten geri durmamış ve şöyle buyurmuştur:
“Bazen kalbimin üzeri örtülür gibi olur. Bunun için ben Allah’a günde yüz defa istiğfar ederim.”
(Müslim)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’ın rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:“Vallahi ben Allah’tan günde yetmiş defadan fazla bağışlanma diler ve O’na tövbe ederim.”
(Buhârî)
Bu hadisler, istiğfarın yalnızca günah işleyenlerin değil, Allah’a en yakın olanların da dilinden düşürmediği bir ibadet olduğunu gösterir.
Nitekim hadîs-i şerifte şöyle buyurulmuştur:
“Her namazdan sonra üç defa‘Estağfirullahel-azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh’ diyen kimsenin günahları bağışlanır.”
İstiğfar, kulun aczini kabul edip Rabbine yönelmesidir.
Kul, kendi nefsine zulmettiğini itiraf eder; hayatın, ölümün ve yeniden dirilişin ancak Allah’ın kudretiyle olduğunu bilir.
Bu bilinçle yapılan tövbe, kalbi arındırır, ruhu huzura kavuşturur.
Çünkü Allah, tövbeleri çokça kabul eden ve kullarına sonsuz merhamet edendir.