Peygamber Efendimiz Muhammed (SAS) buyurmuştur:“Her kim sabaha erdiğinde: Mâşâallah lâ havle ve lâ kuvvete
illâ billah, eşhedü ennallâhe alâ külli şey’in kadîr derse; hayırlar kendisine ikram olunur, şerler kendisinden def olunur.”
Bu müjde dolu hadis, şükretmenin ve Allah’a teslimiyetin insan hayatındaki manevi
koruyuculuğunu bizlere açıkça göstermektedir.
Şükür; sadece dil ile söylenen bir söz değil, kalbin farkındalığı ve hayatın her anına yayılan bir bilinç hâlidir.
Hayatımızda elbette zorluklarla karşılaşabiliriz.
Bazen yağmur yağar, planlarımız bozulur; bazen beklemediğimiz imtihanlarla karşılaşırız.
Fakat şükretmeyi bilen bir kalp, yağmurda sadece ıslanan toprağı değil, bereketlenecek tarlaları görür.
İşte bu bakış açısı ruh sağlığımızı güçlendirir, stresimizi azaltır ve bizi daha sakin bir insan hâline getirir.
Atalarımız ne güzel söylemiş:
“Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.”
Küçük şeyleri hor görenler, büyük nimetleri kaçırırlar.
Oysa şükretmek; küçük güzellikleri fark etmektir.
Güneşli bir günde temiz havayı soluyabilmek, yağmurlu bir havada toprağın kokusunu duyabilmek…
Hele ki yakın geçmişte yaşadığımız pandemi döneminde sağlıklı nefes almanın ne büyük bir nimet olduğunu hepimiz daha iyi anlamadık mı?
Şükür, insan ilişkilerini de güzelleştirir.
Bir komşumuz bize yardım ettiğinde teşekkür etmek, yapılan iyiliği görmek ve kıymet bilmek; kalpler arasında köprü kurar.
Minnettarlık duygusu, sevgi ve güveni artırır.
Doğayla iç içe yaşamak da şükrün bir parçasıdır.
Güneşin doğuşunu izlemek, kuşların sesini dinlemek, doğal ve temiz gıdalarla beslenmek…
Bunların her biri Rabbimizin bizlere sunduğu nimetlerdir. Bu nimetleri fark etmek, ruhumuza huzur verir.
Bilimsel araştırmalar da minnettarlık duygusunun stres seviyesini azalttığını, bağışıklık sistemini
güçlendirdiğini ve genel mutluluk düzeyini artırdığını ortaya koymaktadır.
Yani şükür sadece manevi değil, aynı zamanda psikolojik ve fiziksel bir şifa kaynağıdır.
Şükretmek basit bir davranış gibi görünse de, ruh sağlığımız ve mutluluğumuz üzerinde derin etkiler bırakır.
Günlük hayatımızda küçük şeylere şükretmeyi alışkanlık hâline getirdiğimizde, hem ruhen hem bedenen daha sağlıklı bir yaşam süreriz.
Öyleyse gelin, hayatımızın her anında şükrü kuşanalım.
Sabah uyandığımızda, nefes aldığımızda, sevdiklerimizi yanımızda gördüğümüzde hamd edelim.
Çünkü şükür; nimeti artırır, kalbi genişletir ve insana huzur verir.
Yazımızı dua ile bitirelim:
Rabbim bizleri nimetlerinin farkında olan, şükürle yaşayan kullarından eylesin.
Kalplerimize huzur, hayatımıza bereket nasip etsin.
Selam ve dua ile 🌿