24-NUR SÛRESİ

(Medine’de  inmistir,64 âyettir)

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adı  ile.

1-(Bu )indirdiğimiz ve farz kıldığımız bir sûredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık âyetler de indirdik.

2-Zina eden  dişi ile zina eden erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş kimseler iseniz Allah’ın dini  hususunda her ikisine de acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir  topluluk  da azâblarına tanık olsunlar.

3-Zina eden erkek, ancak zina eden veya müşrik olan bir kadını nikâh edebilir. Zina eden  bir  kadın da  ancak zina eden  ya da müşrik  olan   bir erkekle  nikâhlayabilir. Böylesi  mü’minlere  haram kılınmıştır.

4-Muhsan  hanımlara iftira edenler (arasında) sonradan  dört şahit getiremeyenlere seksen (değnek) vurun ve şâhitliklerini  ebediyyen kabul etmeyin. Onlar fâsıkların ta kendileridir.

5-Ancak   bundan sonra  tevbe edenler  ve ıslah olanlar müstesnâ. Şüphesiz Allah  günahları bağışlayandır, rahmet edendir.

6-Eşlerine zina isnad   edip   kendilerinden başka şahitleri olmayanların her birisinin şahitliği  dört defa ” kendisi muhakkak  doğru  söyleyenlerdendir” diye   Allah adına şehadet etmesidir.

7-Beşincisi de:” Eğer yalancılardan  ise Allah’ın laneti üzerine olsun ” diye şehadet  eder.

8-Kadının: Billahi  o muhakkkak yalancılardandır” diye dört defa şahitlik etmesi , o zevceden  cezayı  savar.

9-Beşincisi de:” Eğer o doğru söyleynelerden ise ALLAH’ın gazabı benim üzerime olsun” der.

10-Ya  üzerinizde  Allah’ın  rahmeti ve Allah gerçek tevbeleri  kabul eden Hakîm  olmasaydı..

11-O  olmadık iftirada bulunanlar , sizden bir topluluktur. Siz bunu kendiniz için   kötü  bir şey sanmayın.Bilakis   o sizin için  hayırlıdır.Onlardan  her birisinin   kazandığı günah kendisinindir.  Aralarından  sözün  en büyüğüne söyleyene ise çok büyük bir  azap  vardır.

12-Bu iftirayı işittiğinizde mü’min erkekler ve kadınlar  kendileri  hakkında güzel  bir  zanda bulunup: “Bu, apaçık bir iftirâdır”demeli  değil  miydi?

13-Buna dair  dört  şahit  getirmeli  değil  miydiler ? Şahitleri getirmediklerine göre; onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.

14-Eğer Allah’ın size dünyada ve âhirette lütuf ve rahmeti olmasaydı, içine  daldığınızdan  ötürü  size elbette  büyük bir azap dokunurdu.

15-O zaman siz o sözü  birbirinizin  dilinden  alıp duruyordunuz. Hakkında hiçbir bilginizin  olmadığı  bir  şeyi ağızlarınızla söyluyordunuz. Bunu basiy bir şey  sanıyordunuz. Halbuki o, Allah katında çok büyük.

16- Bu sözü işittiğinizd:”Böyle söz  söylemek  bize yakışmaz. (Rabbimiz)  seni  tenzih ederiz ,bu büyük bir iftiradır“  demeli değil  miydiniz? “

17-Eğer mü’minler iseniz bunun  gibisine  ebediyyen   dönmeyeseniz  diye  Allah size öğüt  verir.

18-Allâh sizlere  âyetlerini   açıklıyor, Allah en iyi bilendir.Hakîmdir.

19- Şüphe yok ki mü’minler arasında hayasızlıkların  yayılmasını sevenlere dünyada  da âhirette  de çok acıklı bir azap vardır. Allah bilir siz bilmezsiniz. 

20-Eğer Allah’ın  size lütuf  ve rahmeti ve Allah gerçekten  rahmetli  ve merhametli olmasaydı..

21-Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını  izlerse şunu bilsin ki  o, çirkin işleri  ve münkeri  emrede. Eğer Eğer Allah’ın üzerinizde lütuf  ve rahmeti olmasaydı, sizden hiçbir kimse  ebediyyen  temize  çıkmazdı. Fakat  Allah dilediğini temize çıkarır.  . Allah her şeyi işittendir, çok iyi bilendir.

22- Sizden fazilet ve imkân sahipleri, yakınlara, fakirlere  ve Allah yolundan hicret  edenlere infak etmemeye   yemin etmesinler.  Affetsinler  ve görmemezlikten gelsinler.Allah’ın sizi mağfiret  etmesini sevmez misiniz? Allah çok  bağışlayandır, bol bol  rahmet edicidir. 

23-İffetli, hiçbir şeyden haberi  olmayan mü’min kadınlara  iftirâ edenlere  muhakkak  dünyâda  ve  âhirette  lanet     edinmiştir. Onlar için çok  büyük bir azâp da  vardır.

24-O gün  onların  dilleri, elleri ve ayakları yaptıkları her şeye   söyleyecek, aleyhlerine şehâdet edeceklerdir.

25- O günde  Allah   onlara  hak ettikleri cezalarını  bütünü   ile verecektir  ve Allah’ın apaçık hakkın kendisi  olduğunu da  bileceklerdir.

26-Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler kötü kadınlara yakışırlar. . İyi kadınlar da  iyi erkeklere, temiz  erkekler de temiz  kadınlara yakışırlar. İşte onlar o iftiracıların dediklerinden uzak   olanlardır.  Onlar için  mağfiret  ve cömertçe bir rızık vardır.

27-Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere,izin alıp o ev halkına selâm vermeden   girmeyin.Bu, sizin için  daha hayırlıdır. Olur ki  öğüt alırsınız.

28-Eğer  evlerde  kimse bulamazsanız sizin izin verilinceye kadar  oralara asla girmeyin. Eğer  size” geri gidin “denilirse , geri dönün; bu  sizin için   daha temizdir.  Allah sizin   neyaptığınızı çok iyi   bilir.

29-Oturulmayan ve  içlerinde  size  ait  meta bulunan  evlere girmenizde  size günah yoktur. Allah, açıkladıklarınızı da   gizlediğinizi de bilir.

30-Mü’minlere  söyle ki: Gözlerini  sakınsınlar, mahrem yerlerini  de korusunlar.Şüphe yok ki  Allah, yaptıkları işlerden çok iyi haberdar olandır.

31-Mü’min kadınlara da, de ki: Gözlerini sakınsınlar,mahrem yerlerini koruusnlar .Dışarıda  kendiliğinden görünen   kısmı hariç, süslerini  göstermesinler. Başörtülerinide yakalarının üzerine indirsinler. Zînetlerini eşlerinden ,babalarından, kocaların  babalarından,, oğullarından,  kocaların  oğullarından , kardeşlerinden,  kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından , cariyelerinden,kadınlara meyli olmayan erkelerden  ve kadınların avret yerlerine  yerlerini henüz  anlamayan  erkek çoçuklardan başkasına sakın  göstermesinler. Gizledikleri  zinetleri bilinsin  diye  de ayaklarını  vurmasınlar. Ey iman edenler! Allah’a  topluca  tevbe edin ki , felâh bulasınız.

32-İçinizden evli olmayanları, köle  ve cariyelerinizden  de  salih olanları evlendirin. Eğer  onlar  fakir iseler  Allah onları lütfu  ile zengin  kılar.  Allah rızık  ve lütfu  bol olandır Her her şeyi çok iyi  bilendir.

33-Nikâha yol  bulamayanlar da Allah, lütfundan  kendilerine  zenginlik verinceye kadar  iffetlerini korusunlar. Sahip  olduğunuz  köle cariyeler arasında  sizden mükâtebe  isteyenlerle-eğer onlarda bir hayır görürseniz -mükâtebe  yapınız. Onlara Allah’ın size verdiği maldan verin.Cariyeleriniz kendilerini korumak isterken dünya hayatının geçici metaını  kazanmak için   onları   zinaya zorlamayın. Kim  ki  onları  zorlarsa  şüphe yok ki  Allah onları zorlanmalarından sonra  mağfiret ve rahmet edicidir.

34-Andolsun ki  biz  size, açıklayıcı âyetler, sizden önce geçmiş  olanlardan  misaller ve takvâ sahiplerine   de bir öğüt indirdik.

35-Allah, göklerle  yerin nûrudur.Nurunun  misali içinde  kandil bulunan  bir kandil  yuvasına benzer. O kandil de  bir cam içindedir.  O cam ise doğuya da, batıya da nisbet  olmayan  mübarik bir zeytin ağacından tutuşturulan  parıltısı inciyi  andıran bir yıldız gibidri. O (zeytin) ağacının yağınerede  ise  kendisine  ateş dokunmaksızın  dahi  aydınlık  verecektir.  Nur üstüne nurdur.  Allah dilediği kimseyi  nuruna hidâyet  eder . Allah insalar için  misaller getirir.  Allah her şeyi  çok iyi bilendir. 

36-(B u nur)  Allah’ın yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir.  Sabah akşam O’nu  orada  tesbih ederler;

37-Kendilerini  ticaretin  de alış verişin  de Allah’ı anmaktan, namazdan , zekâtı vermekten alıkoyamadığı yiğitler. Onlar  kalplerin ve gözlerin  döneceği bir günden korkarlar.

38-Çünkü Allah onları işledikleri amellerinin en güzeli  ile  mükâfatlandıracak ve onlara  lütfundan  fazlası ile verecektir.  Allah  dilediğine hesapsız rızık veriri.

39-Kâfir olanların amelleri ise  susuz  kimsenin   su sandığı dümdüz çöldeki  bir serap gibidir.Nihâyet  ona  yaklaşınca  onu bir şey olmadığını görür.  Halbuki  kendisi  yanında  Allah’ı bulmuştur o da hemen  onun  hesabını  tamamen  öder.  Allah hesabı çok çabuk görendir.

40-Yahur derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. Onu bir dalga örter . Onu da  üstünde  bir dalga kaplar. Onların  üzerlerinde  ise  bulutlar vardır. Birbiri  üstünde  karanlıklar. Elini  çıkarsa  nerede ise  onu dahi  göremeyecektir.  Allah kime nur  vermemişse onun nuru olmaz.

41-Görmedin mi  ki göklerde  ve yerde  olan ve saf safa uçan  kuşlar Allâh’ı tesbih ederler? Onların herbiri  kendi dua  ve tesbihlerini bilir.  Allah onların yaptıklarını çok iyi bilendir.

42-Göklerde yerin hükümranlığı Allah’ındır  ve dönüş Allah’adır.

43-Görmez misiniz ki Allah, bulutları sürüyor, sonra aralarını birleştiriyor sonra onları üst üste yığıyor. Yağmurun, onun aralarından  çıktığını görürsün  ve gökten içinde   dolu bulunan   bazı  dağlar  indirir, onu  dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de uzak tutar. Onun şimşeğinin şiddetli  ışığı, gözleri nerede  ise   alıverir.

44-Allah  gece ve gündüzü  evirip çevirir. Şüphesiz ki  bunda basiret sahipleri için  bir ibret vardır.

45-Allah bütün   canlıları sudan yarattı. Onlardan bazısı  karnı Uzerinde  yürür, bazısı  iki ayak üzerinde   yürür, bazısı  dört  ayak üzerinde  yürür, Allah dilediğini  yaratır, muhakkak  Allah  her şeye güç yetirendir.

46-Andolsun ki  Biz açıklayıcı ayetler indirdik.  Allah  dilediğini   sırât-ı mustakîme iletir.

47-“Biz  Allah’a ve Rasûlüne  iman  ve itaat ettik” derler. Bundan sonra da  onlardan bir kısmı  geri dönerler. Onlar mü’minler değildir.

48- Aralarında hükmetmek için  onlar  Allah ve Rasûlüne çağrıldıklarında  onlardan bir   kısmı yüz çevirir.

49- Eğer hak kendilerinin ise  ona sürat  ve itaatla gelirler.

50-Acaba  kalplerinde hastalık mı vardır bunların? Yoksa şüpheye mi düştüler?  Yahut  Allah ve Rasûlü onlara  haksızlık eder diyemi  korkarlar?  Hayır, onlar zulmedenlerin  ta kendileridir.

51-Aralarında hukmetmek üzere  Allah’a ve Rasûlüne  davet olunduklarında   mü’minlerin  sözleri  ancak:  “İşittik veİman ettik” demektir.  işte bunlar felâha erenlerin  ta kendileridir.

52- Kim Allah’a  ve Rasûlüne  itaat  ederse,  Allah’tan  korkar   ve ondan  korunup sakınırsa, işte onlar başarılı olanlardır.

53-Ötekiler de Allah’a  en kuvvetli yeminleriyle  yemin ettiler. Kendilerine   emredersen  mutlaka tereddütsüz   çıkar giderlermiş. De ki:Yemîn etmeyin, ancak bir  maruf  bir itaata! Allah yapıp ettiklerinizden haberdardır.

54-De ki:”Allah’a itaat edin, Resule itaat edin.” Eğer  yüz çevirirseniz, ona  düşen ancak  ona yükletilendir. Size düşen de size  yükletilendir. Ona  itaat ederseniz  hidâyet bulursunuz.  Peygambere düşen  de  ancak   apaçık bir tebliğdir.

55- Allah içinizden   iman edip salih  amel işleyenlere  vaadetti ki:” Onlardan  öncekilere  halife   yaptığı gibi -andolsun ki- onları da  muhakkkak  yeryüzünde  halife  kılacak, knedileri için seçip  beğendiği dinlerini  iktidar yapacak, önceki korkularını güvene çevirecektir. Onlar  bana  hiçbir şeyi  ortak koşmaksızın  ibadet  etsinler (diye). Bundan   sonra  kim  kâfir  olursa  onlar fasıkların  ta kendileridir.

56-Namazı  ikâme  edin, zekâtı verin ve Rasûle  itaat  edin ki  rahmete kavuşturulasınız.

57-Sakın kâfirlerin yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakacaklarını  sanma! Onların varacağı yer ateştir. O, ne kötü  bir dönüş  yeridir!

58-Ey iman edenler! Sağ ellerinizin  sahip  olduğu kimseler  ve sizden baliğ olmayanlarınız. Sizden  üç defa  izin istesinler. Sabah namazından önce öğle vaktinde  elbisesiz  olabileceğiniz  vakit  ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin  elbisesiz olabileceğiniz üç  vakit tir. Bu  üç  vakitten sonra   size de bir vebal   yoktur, onlara  da. Onlar  da  yanınıza girip  çıkarlar; birbiriniz de   diğerinin  yanına girip çıkarlar.  Allah âyetleri  böyle  açıklar. Allah çok iyi bilendir,Hakimdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

59-Sizden olan çocuklar baliğ  olduklarında   kendilerinden öncekielre  izin istedikleri gibi , onlar da izin istesinler , Allah size âyetlerini  böyle açıklar.  Allah  Alîmdir, Hakîmdir.”

60-Nikah  ümidi kalmamış ,yaşlanıp kadınlar için  süslerini  göstermemek şartıyla rubaların bırakmakta  onlar üzerine  vebal   yoktur.Bununla   beraber  iffet etmeleri  onlar için hayırlıdır. Allah  çok iyi  işitendir,  çok iyi  bilendir.

61-Gözü  görmeyen için  bir  sorumluluk yoktur.  Topala sorumluluk yoktur.Hastanın  da bir sorumluluğu yoktur . Kendi evlerinizde , babalarınızın evlerinde,analarınızın evlerinde, kardeşlerinizin evlerinde,  kız kardeşlerinizin evlerinden, , amcaların evlerinden, , halalarınızın evlerinde , dayılarınızın evlerinde yahut  teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarını elinizde  bulundurduğunuz kimselerin  veya dostlarınızın evlerinde  yemek yemenizde  size de sakınca yoktur. Sizin topluca  ve ayrı ayrı yemenizde de bir  vebal yoktur. Ne zaaman ki  bu evlere  girerseniz  kendinize  Allah  tarafından mübarek ve pek güzel bir selâm olmak üzere selâm veriniz.  Allah size  akıl edesiniz diye âyetlerini  açıklıyor.62-Mü’minler ancak o kimselerdir ki  Allah ve Rasûlüne  iman  etmişlerdir, toplu bir işte   bulundukları  vakit  de  ondan   izin almadıkça  yanından   ayrılmazlar. Şüphe yok ki  senden izin  isteyenler  Allah ve Rasûlüne  iman edenlerdir.  Bazı işler için senden izin istediklerinde  onlardan kime  istersen  izin ver  ve onlar için   Allah’tan    mağfiret  iste. Muhakkak  Allah bağışlayandır  rahmet edicidir.

63-Peygamberin çağrısını   aranızda birbirinizi çağırdığınız gibi bellemeyin. Aranızda birbirinizin   arkasına gizlenerek sıvışıp gidenleriniz  muhakkak  Allah bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler,  kendilerine  bir mihnet  ve acıklı bir azabın  gelmesinden  çekinsinler. 

64-Dikkat edini!Şüphe yok ki  gökte ve yerde olanlar Allâh’ındır. O sizin  neyin üzerinde olunduğunuzu  çok iyi bilir. Ona  döndürülecekleri   günde  onlara neler yaptıklarını haber verecektir  Allah  her şeyi çok iyi bilendir.

Résultat de recherche d'images pour "tekvîr sora"

kaynak (Tefsiru’s- Sa’di (Allametu’s-seyh Abdurrahman es – Sa’di)

Allah ondan razi olsun

Yüce Allah’a hamd-ü senâlar olsu

 

 

  • Eski / Önceki yazılar

    Allah’ın tanıdığı bir kolaylıktır (ruhsat).

    • Mart 2, 2026
    • 0
    • 98 views

    Kim, Allah için size sığınırsa onu koruyun!

    • Mart 2, 2026
    • 0
    • 68 views

    “Hiçbir iyiliği küçümseme.”

    • Mart 2, 2026
    • 0
    • 51 views

    Bir Müslümanın diğer Müslüman üzerindeki hakkı altıdır.” (Müslim)

    • Mart 2, 2026
    • 0
    • 61 views

    Bu çok büyük bir müjdedir.

    • Mart 2, 2026
    • 0
    • 96 views

    Ramazan Ayımız Mübarek Olsun

    • Şubat 18, 2026
    • 0
    • 124 views

    Düşünmek, anlamak ve yaşamak

    • Şubat 16, 2026
    • 0
    • 114 views

    Hem şükreder, hem tefekkür eder.

    • Şubat 15, 2026
    • 0
    • 129 views

    En doğru tavır bazen mesafe koymaktır.

    • Şubat 10, 2026
    • 0
    • 205 views

    Ne t’a-t-Il pas trouvé égaré et guidé ?

    • Şubat 10, 2026
    • 0
    • 120 views

    “Nasıl olsa Allah affeder”diyerek

    • Şubat 9, 2026
    • 0
    • 140 views

    Niyet: Hayatın Sessiz Yönü

    • Şubat 9, 2026
    • 0
    • 148 views

    Korumalı: Mesela: Ev temizlerken: “Ailem rahat etsin diye, Allah rızası için

    • Şubat 9, 2026
    • 0
    • 143 views

    Allah’ın kuluna verdiği değeri anlatır.

    • Şubat 4, 2026
    • 0
    • 163 views

    Temiz kalmak, sadece bir ahlâk tercihi değil

    • Ocak 31, 2026
    • 0
    • 158 views

    Her şey kolayca kirlenirken temiz kalmak,

    • Ocak 29, 2026
    • 0
    • 161 views

    “Sana ne? – Bana ne?”

    • Ocak 28, 2026
    • 0
    • 142 views

    Hac yolculuğuna çıkıyorsun

    • Ocak 28, 2026
    • 0
    • 147 views

    “Kalbin Kâbesi: İbadette Temizlik ve Samimiyet”

    • Ocak 28, 2026
    • 0
    • 142 views

    Gereksiz ama gururlu.

    • Ocak 28, 2026
    • 0
    • 167 views

    Verileni Fark Etmek

    • Ocak 27, 2026
    • 0
    • 175 views

    Allah Verdi Ama Biz Fark Ettik mi?

    • Ocak 27, 2026
    • 0
    • 162 views

    Korumalı: Akıl + iman. Plan + dua. Tedbir + tevekkül.

    • Ocak 26, 2026
    • 0
    • 207 views

    Ne kadar kaldık burada?

    • Ocak 26, 2026
    • 0
    • 190 views

    Îyilik; Saflık Değil, İmandan Gelen Bir Duruştur

    • Ocak 25, 2026
    • 0
    • 222 views

    Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık.

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 163 views

    Moments avec les fleurs

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 173 views

    Korumalı: Bugün elimden geleni yaptım.

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 157 views

    Korumalı: Bu bir yolculuktur.

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 144 views

    Korumalı: Bu duygu sonradan öğrenilir, yaşanır, içselleştirilir.

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 128 views

    İnsan, ahlakıyla üstün olur.

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 141 views

    Sen değersiz değilsin

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 140 views

    İlim nimettir ama imtihandır

    • Ocak 21, 2026
    • 0
    • 179 views

    Helâl ve temiz olarak yiyin

    • Ocak 20, 2026
    • 0
    • 150 views

    “Neden değişti?” Değişmedi; sabrı tükendi.

    • Ocak 20, 2026
    • 0
    • 106 views

    L’Étranger sous le même toit

    • Ocak 20, 2026
    • 0
    • 194 views

    Une responsabilité confiée par Allah

    • Ocak 19, 2026
    • 0
    • 154 views

    Hepimize Bir Hatırlatma

    • Ocak 19, 2026
    • 0
    • 163 views

    Helali terk etmek takva değildir

    • Ocak 19, 2026
    • 0
    • 192 views

    Dertler hazır mı? Pekki dinleyen hazır mı ?—Orasi meçhul.

    • Ocak 18, 2026
    • 0
    • 180 views

    Gerçek misafir huzur getirir, fırtına değil.

    • Ocak 18, 2026
    • 0
    • 190 views

    Allah İçin mi, Başkası İçin mi?

    • Ocak 17, 2026
    • 0
    • 198 views

    Bakın ne kadar ince bir denge var

    • Ocak 17, 2026
    • 0
    • 192 views

    Bugün başkalarını konuşan, yarın sizi konuşur.

    • Ocak 17, 2026
    • 0
    • 219 views

    “İslam’da Sabır, Kendini Tüketmek Değildir

    • Ocak 16, 2026
    • 0
    • 169 views

    Az derler, çok derler, geç derler, erken derler.

    • Ocak 16, 2026
    • 0
    • 198 views

    Helâl ve Temiz Rızığın Önemi

    • Ocak 16, 2026
    • 0
    • 162 views

    Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.”

    • Ocak 15, 2026
    • 0
    • 187 views

    Evliliği ciddiye al, ilişkiyi oyun gibi görme

    • Ocak 15, 2026
    • 0
    • 237 views

    Helâl bir hayat, sadece mideyle değil

    • Ocak 14, 2026
    • 0
    • 196 views

    La ilahe illallahül melikül hakkul mübin

    • Ocak 11, 2026
    • 0
    • 239 views

    La valeur de l’être humain aux yeux d’Allah

    • Ocak 11, 2026
    • 0
    • 250 views

    La mémoire d’une maison pleine

    • Ocak 10, 2026
    • 0
    • 245 views

    Sabır, Sevgi ve Hidayet

    • Ocak 10, 2026
    • 0
    • 220 views

    “Bildik” demiyoruz, “öğreniyoruz” diyoruz

    • Ocak 9, 2026
    • 0
    • 229 views

    Que tu les avertisses ou que tu ne les avertisses pas”

    • Ocak 9, 2026
    • 0
    • 237 views

    Uyarsan da Uyarmasan da…

    • Ocak 9, 2026
    • 0
    • 239 views

    Eşine annesi gibi davranma, yoksa sana gelin getirir

    • Ocak 8, 2026
    • 0
    • 158 views

    Dua,edebiyat hiç değildir.

    • Ocak 7, 2026
    • 0
    • 222 views

    “Biz yabancı değiliz”.

    • Ocak 6, 2026
    • 0
    • 253 views

    “Aaa bak, THY geçiyor”

    • Ocak 5, 2026
    • 0
    • 192 views

    « Ah, regarde, le THY passe ! »

    • Ocak 4, 2026
    • 0
    • 136 views

    C’était la règle

    • Ocak 4, 2026
    • 0
    • 211 views

    “Allâhu ekber kebîrâ…”

    • Ocak 4, 2026
    • 0
    • 295 views

    Allahummağfirli verhamni vehdini ve afıni verzukni”

    • Ocak 3, 2026
    • 0
    • 248 views

    Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler

    • Ocak 2, 2026
    • 0
    • 272 views

    Güzel bir aile, kendiliğinden oluşmaz.

    • Aralık 31, 2025
    • 0
    • 281 views

    Siz Bana Çok İyi Geldiniz

    • Aralık 31, 2025
    • 0
    • 283 views

    Korumalı: Herkes fıtratına uygun insanlarla yol alır

    • Aralık 30, 2025
    • 0
    • 202 views

    « Vous m’avez fait beaucoup de bien »

    • Aralık 30, 2025
    • 0
    • 222 views

    Ayet bize iki farklı insan tipi gösteriyor.

    • Aralık 30, 2025
    • 0
    • 278 views

    Şükür, elindekiyle doğru kalabilmektir. 🌷 🌼 🌸

    • Aralık 28, 2025
    • 0
    • 296 views

    Hizam Al-Ghamdi’nin hikayesi,

    • Aralık 27, 2025
    • 0
    • 286 views

    Dünya malı nedir ki?

    • Aralık 26, 2025
    • 0
    • 262 views

    Sorun bakmamak değil, alışmak.

    • Aralık 24, 2025
    • 0
    • 233 views

    Başkasını konuşmak daha kolay geliyor.« Il est plus facile de parler de quelqu’un d’autre. »

    • Aralık 24, 2025
    • 0
    • 273 views

    İman yaşandıkça güzelleşir(La foi s’embellit lorsqu’elle est vécue)

    • Aralık 23, 2025
    • 0
    • 291 views

    Güzel Sözün Gücü“Le pouvoir des belles paroles”

    • Aralık 23, 2025
    • 0
    • 288 views

    Kalp… Sessizdir ama en çok o konuşur.

    • Aralık 22, 2025
    • 0
    • 297 views

    Kazandın mı gerçekten?

    • Aralık 20, 2025
    • 0
    • 194 views

    Aleyküm enfüseküm…(Siz kendinize bakın…)

    • Aralık 14, 2025
    • 0
    • 309 views

    Mal ve Davranışta Sadaka

    • Aralık 14, 2025
    • 0
    • 300 views

    Bir Bahçede Üç Zaman

    • Aralık 13, 2025
    • 0
    • 222 views

    İyilik, bir karakter meselesidir

    • Aralık 12, 2025
    • 0
    • 261 views

    Sünnetin güzelliklerinden bazıları

    • Aralık 12, 2025
    • 0
    • 221 views

    Zikir sadece söz değildir

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 187 views

    La Bonté : Tout Commence par le Caractèr

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 260 views

    Clé pour maîtriser la colère

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 151 views

    Davet Edilmemiş Nasihatlar…

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 286 views

    Kalp… Sessizdir ama en çok o konuşur.

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 133 views

    Sözün Ağırlığı ve Kalbin Dili

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 315 views

    Allahumme cal fi kalbi nûran, ve cal fi sadri feracen ve surûran.

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 333 views

    Le Conseil Non Sollicité

    • Aralık 10, 2025
    • 0
    • 228 views