Bazen fark etmeden aynı şeyleri tekrar ediyoruz.
Her gece vitir namazında okuduğumuz kunut duaları da bunlardan biri.
Dilimiz alışmış, sırası geliyor ve okuyoruz.
Ama çoğu zaman ne söylediğimizi çok da düşünmeden geçip gidiyoruz.
Oysa biraz durup bakınca fark ediyoruz ki bu dualar sadece birer cümle değil.
Aslında Allah’a her gece verdiğimiz sözler gibi.
“Senden yardım isteriz” diyoruz mesela.
Ama gün içinde bir sıkıntı yaşadığımızda ilk kime yöneldiğimizi hiç düşündük mü?
Kalbimiz gerçekten Allah’a mı dönüyor, yoksa başka kapılar mı arıyoruz?
“Bağışlanmanı isteriz, Sana tevbe ederiz” diyoruz.
Ama sonra aynı hataları aynı rahatlıkla tekrar edebiliyor muyuz?
Tevbe, bizde gerçekten bir dönüş mü, yoksa sadece söylenen bir kelime mi oluyor bazen?
“Sana tevekkül ederiz” diyoruz.
Ama kararlarımızda, korkularımızda, planlarımızda ne kadar Allah’a güveniyoruz? Yoksa her şeyi kendi kontrolümüzde sanmaya mı alıştık?
“Şükrederiz, nankörlük etmeyiz” diyoruz.
Ama gün içinde kaç kere elimizdekileri fark ediyoruz? Kaç kere şikâyetle, kaç kere şükürle konuşuyoruz?
“Sana isyan edenlerden uzak dururuz” diyoruz.
Ama hayatımızda bizi Allah’tan uzaklaştıran şeylere ne kadar mesafe koyabiliyoruz?
Bu soruların cevapları kolay değil.
Ama belki de bu yüzden kıymetliler.
Çünkü biz bu sözleri her gece söylüyoruz. Farkında olsak da olmasak da. Ve her yeni gün, hayat bize bu sözleri ne kadar yaşadığımızı gösteriyor.
Kunut duaları belki kısa, belki ezber.
Ama manası çok derin.
İnsana şunu hatırlatıyor: “Ben kime yöneliyorum? Neye güveniyorum? Ne için yaşıyorum?”
Belki mesele kusursuz olmak değil. Zaten hiçbirimiz değiliz.
Ama mesele farkında olmak.
Okuduğumuz duanın ne anlama geldiğini bilmek.
Ve her seferinde içimizden şunu geçirebilmek:
“Allah’ım, bugün de Sana yönelmek istiyorum.
Sözümle değilse bile niyetimle…
Eksiklerimle, hatalarımla ama samimiyetle…”
Belki o zaman kunut duaları sadece namazın bir bölümü olmaktan çıkar.
Günlük hayatımıza eşlik eden bir hatırlatmaya dönüşür.
Her gece okuduğumuz bu sözler,
bize şunu fısıldar gibi olur: “Unutma… Yarın yine hayatın içinde bu sözleri yaşayacaksın.”
Ve belki de asıl dua tam burada başlar.
Selam ve dua ile