Hani bir Japon atasözü var ya: “Senin değilse alma, doğru değilse yapma, gerçek değilse söyleme, bilmiyorsan sus!”
Aslında bu söz, hayatımıza rehber olacak kadar derin anlamlar taşıyor.
İnsanın hayatında dürüstlük, doğruluk ve saygı öyle değerlerdir ki, bunlar olmadan güven ortamı da, huzur da kolay kolay oluşmaz. İlginçtir ki, bu prensipler sadece bir atasözünde değil, bizim inancımızda da çok güçlü bir şekilde yer alıyor.
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz buyuruyor:
“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Âl-i İmran, 3:104)
Yani İslam, sadece ibadetlerden ibaret değil; aynı zamanda hayatımızı düzenleyen, insan ilişkilerimizi güzelleştiren, topluma huzur getiren bir rehber.
👉Doğruluk, İslam’ın temel taşlarından biridir.
👉 Dürüstlük, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için en büyük vesilelerden biridir.
👉 İnsanlara saygı, hoşgörü ve merhamet, Müslüman’ın kimliğini yansıtan en önemli değerlerdendir.
Bir de bilmediğimiz konularda susmak var… İsra Suresi’nde şöyle buyruluyor:
“Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz, gönül, bunların her biri yaptıklarından sorumludurlar.” (İsra, 17:36)
Yani bilmediğimiz konuda konuşmamak, yanlış bilgi yaymamak aslında hem kendimizi hem toplumu koruyan bir tavırdır.
İşte bu yüzden Müslüman, öğrenmeye önem verir.
Kur’an okumak, bilgi edinmek, her gün kendini geliştirmeye çalışmak aslında imanımızı da pekiştirir.
Günde bir sayfa bile Kur’an okumak hem kalbimizi besler hem de bilgimizi artırır.
Sonuçta; dürüstlük, doğruluk, saygı ve bilgi…
Bunlar sadece güzel sözler değil, hayatımıza yön veren, toplumu ayakta tutan değerlerdir.
Biz Müslümanlar da bu değerlere sahip çıkmalı, günlük hayatımızda uygulamalıyız.
Allah hepimizi doğruluk üzere yaşayan, dürüstlüğüyle güven veren kullarından eylesin. 🌿