Bizim toplumumuzda “habersiz gitmek” başlı başına bir kültürdür.
Hatta kimi zaman samimiyetin ölçüsü gibi görülür: Ne kadar habersizsen, o kadar yakınsındır.
Önceden haber vermek ise mesafe koymak sanılır.
Kapıyı çalmadan, mesaj atmadan, hatta bazen zile bile basmadan gidilir.
Çünkü “biz yabancı değiliz”.
Niyet çoğu zaman kötülük değildir; aksine içtenlik, sıcaklık ve yakınlık göstergesi olarak yapılır.
Ancak iyi niyet her zaman doğru yöntemi garanti etmez.
İyilik, niyetle başlar ama usulle tamamlanır.
Habersiz gelmek samimiyet gibi görünse de bazen karşı tarafın alanına saygısızlığa dönüşebilir.
Dinimiz tam da bu noktada çok ince bir denge öğretir: “Samimi ol ama düşüncesiz olma.”
Kapıdan girmek; izin almak, haber vermek, “uygun mu?” diye sormaktır.
Biz “habersiz geldim ama alınma” deriz; dinimiz ise baştan alınmaya sebep olmamayı öğütler.
Ne kadar ince bir fark…
Üstelik tablo çoğu zaman kimse için rahat değildir.
Ev sahibi pijamayla, ev dağınık, çay yoktur.
Misafir ise içeride “rahatsız mı ettim acaba?” bakışları atar.
Yani ortada samimiyet var gibi görünse de, aslında kimse tam olarak huzurlu değildir.
İşte bu noktada dinimizin insanı ne kadar gözeten bir yol gösterdiğini fark ederiz.
Bakara Suresi 189. ayette geçen “Evlere kapılarından gelin” ifadesi yalnızca fiziksel bir kapıyı anlatmaz.
Bu, başlı başına bir edep öğretisidir.
Her işin bir usulü, her ilişkinin bir sınırı vardır.
İyilik, başkasının mahremiyetine saygı duymadan olmaz.
Habersiz gitmek; ev sahibini hazırlıksız yakalayabilir, zor durumda bırakabilir, farkında olmadan gönül kırabilir.
İslam, erdemi sadece niyete değil, yönteme de bağlar.
İyi olmak, doğru yoldan geçerek olur.
Kapıdan girmek; haber vermek, izin almak, karşıdakini düşünmektir.
Dinimiz samimiyeti yok etmez; onu ölçüye bağlar.
Sevgiyle gidilir ama haber verilerek gidilir.
Yakınlık vardır ama saygı kaybolmaz.
Kültürü tamamen reddetmez; ahlak ve edep ile dengeler.
Sonuçta kurtuluş, ayetin de işaret ettiği gibi Allah’a saygıdan geçer.
Allah’a saygı ise kulun kul hakkına, mahremiyetine ve gönlüne saygı duymasıyla tamamlanır.
Kapıyı çalmak küçük bir hareket gibi görünür; ama içinde büyük bir ahlak barındırır.
Selam ve dua ile