Ayetin Kaynağı
Bu ayet, Nisâ Suresi 43. ayettir.
(Kur’an-ı Kerim, Nisâ 4/43) 🕋 Ayetin Metni (Meal)
“Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, cünüp iken de –yolcu olanlar hariç– yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın.
Eğer hasta veya yolcu iseniz yahut sizden biri tuvaletten gelmişse ya da kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin; yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin.
Şüphesiz Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.”
Bu ayette Allah, namazın şuurla, saygıyla ve temizlikle kılınmasını ister.
Çünkü namaz, kulun Rabbiyle baş başa kaldığı en özel andır.
Peygamber Efendimiz bu gerçeği bir hadisinde şöyle anlatır:“Sizden biri namaza durduğunda, Rabbi ile konuşur.”(Buhârî, Salât)
Yani insan ne söylediğini bilmiyorsa, aklı yerinde değilse, bu konuşmanın anlamı kalmaz. İşte bu yüzden sarhoşken namaza yaklaşılmaması emredilmiştir.
Nisâ Suresi 43. ayette Allah, namazın bilinçle ve temizlikle kılınması gerektiğini bize hatırlatıyor.
Namaz, insanın Allah’ın huzuruna durmasıdır.
Bu yüzden ne söylediğini bilmeyecek haldeyken, yani aklı yerinde değilken namaza durmak doğru değildir.
Çünkü namaz, sadece hareketlerden ibaret değil; kalple ve şuurla yapılan bir ibadettir.
Aynı şekilde, insan cünüp olduğunda da yıkanmadan namaz kılmamalıdır.
Cünüplük meselesine gelince…
Resûlullah bu konuda son derece titizdi. Hz. Âişe (r.a.) şöyle anlatır:“Resûlullah ﷺ cünüp olduğu hâlde asla namaz kılmaz, mutlaka gusül alırdı.”
(Buhârî, Gusül)
Bu da ayetin “cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın” buyruğunun, Peygamberimizin hayatında nasıl yaşandığını gösterir.
Ancak Allah burada hemen bir kolaylık kapısı açar: Yolculuk gibi zorlayıcı hâller varsa, kulunu sıkıntıya sokmaz.
Sonra hayatın içinden örnekler verir:İnsan hasta olabilir, yolculukta olabilir, abdesti bozulabilir ya da eşiyle beraber olmuş olabilir.
Normal şartlarda bu durumlarda abdest almak veya gusül gerekir.
Fakat ya su yoksa? Ya suyu kullanmak sağlığa zarar verecekse?
İslam sadece emirler koyan bir din değildir; kolaylık dinidir.
İşte tam bu noktada Allah kullarını zor durumda bırakmaz.
Peygamber Efendimiz buyurur ki:“Yeryüzü bana mescit kılındı ve temizleyici (teyemmüm sebebi) yapıldı.” (Buhârî, Teyemmüm)
Bir başka hadiste ise şöyle buyurur: “Temiz toprak, su bulamayan Müslüman için temizliktir.”
(Tirmizî, Tahâret)
Yani su yoksa ibadet iptal edilmez; teyemmüm bir rahmet kapısı olarak açılır.
Ayetin sonunda Allah’ın “çok affedici ve çok bağışlayıcı” olduğunu söylemesi boşuna değildir.
“O zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin” buyurur.
Yani ibadet tamamen bırakılmasın diye kolay bir yol gösterir.
Yüz ve eller meshedilerek kul yine namaza hazırlanabilir.
Peygamberimiz bu gerçeği şu sözleriyle özetler:“Allah bu dini zorluk üzerine değil, kolaylık üzerine kurmuştur.”(Buhârî, Îmân)
Ayet, “Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır” diyerek biter.
Bu da bize şunu anlatır: Allah, kullarını zorlamak istemez.
Samimiyetle O’na yönelen, elinden geleni yapan kulun eksiklerini affeder.
Bu ayet ve hadisler bize şunu öğretir:
-
Namaz bilinçle kılınmalıdır
-
Temizlik imanın bir parçasıdır
-
Zor durumda kalan kul için mutlaka bir kolaylık vardır
-
Allah, kulunun niyetine ve gayretine bakar