Bu ayette Allah (CC) bize hayat boyunca kullanacağımız çok önemli bir ölçü veriyor.
Yanlışla doğru, haramla helal, temizle kirli asla aynı değildir.
Bazen etrafımıza bakarız; yanlışlar çoğalmış, haram yayılmış, haksızlık normalleşmiş olur.
İnsan bu durumda “Herkes böyle yapıyorsa demek ki doğru” diye düşünebilir.
İşte Allah (CC) tam bu noktada bizi uyarıyor: Bir şeyin çok olması, yaygın olması onun doğru olduğu anlamına gelmez.
Helal olan bazen azdır, zor gelir, sabır ister ama temizdir, bereketlidir ve insanın içini rahatlatır.
Haram olan ise kolay ve cazip olabilir; fakat kalbi kirletir, huzuru alır, bereketi yok eder.
Allah (CC) bu yüzden bizi çoğunluğa değil, hakka bakmaya çağırır.
Ayetin sonunda “Ey akıl sahipleri” diye hitap edilmesi boşuna değildir.
Gerçek akıl, nefsin istediğini değil, Allah’ın (CC) razı olduğunu seçebilmektir.
Kurtuluş, kalabalığa uymakta değil; doğruyu, temiz olanı tercih edebilmekte ve Allah’a (CC) karşı sorumluluk bilinciyle yaşamaktadır.
Rabbimiz Allah (CC) bizleri az da olsak temizden yana olan, doğruyu terk etmeyen kullarından eylesin.