İsra Suresi 70. ayet, bugün çokça konuştuğumuz insan onuru meselesinin
Kur’an’daki en sağlam dayanaklarından biridir.
Modern dünyada “insan hakları” diye uzun uzun anlattığımız şey, aslında bu ayetin tek cümlede söylediği büyük bir hakikatin açılmış hâlidir.
Allah “Ben insanı şerefli yarattım” diyorsa, bu şeref kimsenin lütfu değil, doğuştan gelen bir değerdir.
Bu yüzden bir insanın aşağılanması, hor görülmesi, sömürülmesi ya da hakkının yenmesi sadece sosyal bir problem değildir.
Bunların her biri, ilahi düzene ters düşen davranışlardır.
Irkı, dili, rengi, cinsiyeti, statüsü ne olursa olsun fark etmez.
Ayet “Âdemoğulları” der ve bu ifade herkesi kapsar.
Yani bu onur, sadece belli bir kesime değil, bütün insanlığa verilmiştir.
İş kul hakkına geldiğinde mesele daha da ağırlaşır.
Çünkü Allah insanı şerefli kıldığını söylüyorsa, o şerefe zarar vermek sıradan bir hata değildir.
Birini küçümsemek, emeğini sömürmek, sesini kısmak ya da onurunu incitmek sadece “ayıp”
sayılabilecek davranışlar değildir.
Bunlar, Allah’ın değerli kıldığını bizim değersizleştirmeye kalkmamız anlamına gelir.
Bu yüzden kul hakkı affı en zor olan haklardan biridir.
Çünkü ortada sadece iki insan arasında yaşanmış bir mesele yoktur.
Aynı zamanda insanın karşısına şu soru çıkar: “Ben bu kulumu şerefli yarattım, sen neye dayanarak onu ezdin?”
İşte bu soru, kul hakkını bu kadar ağır ve hassas kılar.
Ayetin sonundaki ifade de çok ince bir denge taşır. “Onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık” denir.
Yani üstünlük otomatik bir ayrıcalık değildir.
İnsan, ahlakıyla üstün olur.
Gücüyle değil, merhametiyle; bilgisiyle değil, adaletiyle; inancıyla övünerek değil, sorumluluk alarak değer kazanır.
Kur’an’ın çizdiği üstün insan modeli, başkasını ezen değil, başkasını ayağa kaldıran insandır.
Bu ayet aslında insanı sessiz bir muhasebeye davet eder.
İnsanlara bakarken gerçekten onları şerefli bir varlık olarak mı görüyorum?
Elime güç geçtiğinde adil davranabiliyor muyum?
Kendim için istemediğim bir şeyi başkasına reva görüyor muyum?
Çünkü bu ayet sadece “insan değerlidir” demekle kalmaz; aynı zamanda bize şunu da hatırlatır:
Değerli yaratılanı değersizleştirme.