Bilin ki bahar tesadüf değildir.
Yağmur başıboş değildir. Toprak sahipsiz değildir.
Allah yeryüzünü bize mülk olsun diye değil, emanet olsun diye verdi.
Kur’an’da buyurur ki:”Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.”
Bahar Allah’ın bir hatırlatmasıdır.
Toprağın yeniden dirilişi, insanın da imanin güçlenmesi , dirilmesi içindir vesiledir.
Dağlarımıza bahar geldi, gelincikler açtı; çünkü Allah toprağa “canlan” dedi.
Ne laleyi beklediler ne papatyayı… Vakit gelince açtılar.
Çünkü onlar emre itaat eder, insan gibi bahane üretmezler.
Sonra yağmur yağdı. Rahmet olarak indi.
Ama bazı yerlere azap gibi göründü.
Seller aldı götürdü evleri, yolları, malları.
Biz de uzaktan “kader” dedik, dua ettik, sustuk.
Oysa Kur’an açık söylüyor: “İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesat çıktı.”
Yağmur suçlu değildir. Su haddini aşmadı.
Haddini aşan insandır.
Allah ağacı boşuna yaratmadı. Zeytini Kur’an’da andı.
Toprağa kök salsın, suyu tutsun, denge olsun diye yarattı.
Biz ne yaptık? Zeytinlikleri kestik. Vadileri doldurduk.
Portakal bahçelerini betonla örttük.
Sonra da o betonlara “cennet manzaralı” dedik.
Kuşadası’nda, Didim’de, Aydın’da ağaç kalmadı.
Ama kat çıktı. Site çoğaldı. Hırs büyüdü. Şükür azaldı.
Sonra yağmur geldiğinde şaşırdık.
Toprak tutmadı suyu. Çünkü kök yoktu.
Çünkü ağaç yoktu. Çünkü biz emanete ihanet ettik.
Bu bir ceza değil sadece, bir uyarıdır.
Allah zulmetmez. Ama hatırlatır. İnsan aklını kullansın diye.
Doğa intikam almaz. Doğa Allah’ın emrine uyar.
Su yolunu şaşırmadı; biz yolunu kapattık.
Ve hâlâ soruyoruz: “Bu seller neden oluyor?”
Cevap basit, ama ağır: Çünkü emaneti unuttuk.
Selam ve dua ile
