“Üzerlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş
bileziklerle süslenmişlerdir.
Rableri onlara tertemiz bir içecek içirmiştir.”(İnsan Sûresi, 21. âyet)
Bu âyet, cennet nimetlerini anlatıyor gibi görünse de aslında Allah’ın kuluna verdiği değeri anlatır.
İnce ve kalın ipekten elbiseler; cennet ehlinin artık hiçbir eksiklik duymayacağını ifade eder.
Ne üşüme var ne rahatsızlık, ne de bir yoksunluk hissi.
Dünya hayatında insanın üzerinde kalan yükler, burada tamamen kalkmıştır.
Elbise, insanın hâlini gösterir ya; cennetliklerin hâli de tam bir selâmet hâlidir.
Yeşil renk özellikle seçilmiştir; çünkü yeşil, sükûnetin ve sürekliliğin rengidir.
Ne solar ne yorar.
Bu da cennetteki nimetlerin geçici değil, ebedî olduğunu hatırlatır.
Gümüş bileziklere gelince…
Müfessirler burada şuna dikkat çeker:
Bilezik, bir bağdır. Yani cennet ehli, Allah’ın ikramına bağlanmıştır.
Bu bağ esaret değil, bilakis izzet bağının sembolüdür.
Dünya hayatında Allah’a kul olmayı kabul edenler, ahirette bu kulluğun şerefini taşırlar.
Ve âyetin zirve noktası: “Rableri onlara tertemiz bir içecek içirir.”
Bu içeceğin “tertemiz” oluşu, sadece maddî temizlik değildir.
Bu, kalbin tamamen arınmasıdır.
İçinde korku kalmaz, üzüntü kalmaz, “acaba”lar kalmaz.
Kul artık Rabbinin huzurunda, tam bir güven ve teslimiyet içindedir.
Bazı âlimler der ki:
Bu içecek, cennet ehline Allah’ın rızasını hissettiren bir ikramdır.
Yani en büyük nimet, içeceğin kendisi değil; onu Rabbin sunmasıdır.
Bu âyet bize şunu öğretir: Cennet; Sabredenler için bir mükâfat
Temiz kalanlar için bir temizlik
Allah’a yakın duranlar için ise sonsuz bir yakınlıktır
selam ve dua ile