Maide Suresi 105. Ayet (Meal):“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olduğunuz sürece, sapanlar size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O, yaptıklarınızı size haber verecektir.”
Bu ayet aslında hepimize çok tanıdık bir yerden sesleniyor.
Çünkü insan olarak çoğu zaman başkalarının yanlışlarını konuşmayı, kendi eksiklerimizi görmeye tercih ediyoruz.
Çevremize bakıyoruz; “O böyle yapmış, bu şöyle davranmış” diye diller çalışıyor ama kalbe dönmek zor geliyor.
İşte bu ayet tam da burada durduruyor bizi ve diyor ki: “Sen kendine bak.”
Bu söz bencillik değil, sorumluluktur.
Herkes kendi hayatından, kendi niyetinden, kendi ahlakından sorumlu.
Başkasının hatası, bizim doğrumuzu eksiltmez; ama bizim ihmalimiz, bizi yolumuzdan uzaklaştırabilir.
Ayet bize şunu öğretiyor: Sen doğru olmaya çalış, dürüst ol, adaletli ol, kalbini temiz tut.
Bunu yaptığında başkalarının yanlışları seni sarsmaz.
Hepimiz birer yolcuyuz.
Aynı dünyada yaşıyoruz ama herkes kendi imtihanını veriyor.
Kimimizin sınavı sabır, kimimizin dili, kimimizin öfkesi, kimimizin de kalbindeki haset ya da kibir.
Allah bizden başkalarının defterini tutmamızı değil, kendi defterimizi temiz tutmaya çalışmamızı istiyor.
Bu ayet aynı zamanda içimizi rahatlatan bir mesaj da veriyor: Sen elinden geleni yapıyorsan, doğru yolda yürümeye gayret ediyorsan, başkalarının sapmaları sana zarar vermez.
Çünkü hesap günü geldiğinde herkes tek başına duracak huzurda.
Ne unvanlar, ne kalabalıklar, ne de başkalarının hataları bizim yerimize cevap verecek.
Özetle bu ayet, insanı suçlayan değil; olgunlaştıran bir ayet.
Bizi kavganın, gıybetin, yargının içinden alıp; muhasebeye, ahlaka ve iç temizliğine çağırıyor.
Her kesime, hepimize diyor ki: Önce kalbine bak, sonra yoluna devam et. 🌱
“Kişiye kendi kusuruyla meşgul olması yeter.”
Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur: “Kişiye, kendi ayıplarıyla meşgul olması; insanları
ayıplamaktan alıkoyması için yeterlidir.”(Tirmizî, Kıyâme 51)
🔹 Bu hadis tam olarak “Sen kendine bak” anlayışını anlatır.
İnsan kendi eksiklerini görmeye başladığında, başkalarının hatalarını konuşmaya vakti kalmaz. Gerçek olgunluk da burada başlar.