Kur’an’la ilişkimizi en güzel özetleyen âyetlerden biri gerçekten çok derin bir hatırlatma gibi.
Allah Teâlâ, Kur’an’ı sadece okunmak, seslendirilmek veya rafta durmak için indirmedi. O, bereketli ve şerefli bir
kitap; yani hayatın her alanına dokunan, insanı yükselten, dönüştüren bir rehber.
Burada özellikle iki kelime çok önemli: tefekkür ve öğüt almak.
Kur’an, “okuyup geçelim” diye değil; durup düşünelim, kalbimizle tartalım, hayatımıza nasıl yansır diye kafa yoralım diye gönderildi.
Yani Kur’an’la ilişki sadece dudakla değil, akıl ve kalple kurulmalı.
Ve işte “temiz akıl sahipleri” ifadesi çok manidar.
Bu, kibirden, önyargıdan arınmış bir akıl demek.
İnsan Kur’an’a “beni neyle sarsacak?” diye yaklaştığında mutlaka bir ders buluyor.
Ama….