“Dünyada bir garip gibi ya da bir yolcu gibi ol.”
Peygamber Efendimiz Muhammed’in (s.a.v.) kalpleri uyandıran, insanı dünyaya bakışı konusunda
sarsan sözlerinden biridir.
Hadis, Sünen-i Tirmizî’de (Zühd 19) yer alır.
Benzer rivayet İmam Buhari’nin Sahih-i Buhari’sinde de geçer.
Hadisin metni kısaca şunu söyler:“Dünyada bir garip gibi ya da bir yolcu gibi ol.”
Ravi olan Abdullah bin Ömer de der ki: “Akşama ulaştığında sabahı bekleme; sabaha ulaştığında akşamı bekleme.
Hastalığın için sağlığından, ölümün için hayatından istifade et.”
Bu söz, insanın dünyayla kurduğu bağı yeniden düşünmesini sağlar.
Çünkü insan çoğu zaman bulunduğu yeri kalıcı zanneder.
Oysa bir yolcu, uğradığı hanı evi gibi sahiplenmez
Oraya kök salmaya çalışmaz.
Yolcunun aklı varacağı yerdedir.
Garip de böyledir; bulunduğu yerde geçicidir.
Kalbi asıl vatanına özlem duyar.
Mümin için asıl vatan ahirettir.
Dünya ise kısa bir konaklama yeridir.
Hadiste dünyayı terk etmek emredilmiyor.
Çalışmamak, kazanmamak, ev bark edinmemek söylenmiyor.
Söylenen şudur: Kalbini dünyaya bağlama.
Onu ebedî zannetme.
Çünkü insan dünyayı kalıcı sanmaya başladığında hırs artar, kırgınlık büyür, günah ertelenir, tevbe
gecikir.
“Nasıl olsa zaman var” düşüncesi kalbi uyuşturur.
Oysa ölüm beklenmedik bir misafir değildir; hayatın kesin bir gerçeğidir.
“Kendini kabir ehlinden biri gibi kabul et” ifadesi de bu bilinci güçlendirir.
Kabirdeki bir insanın artık yapabileceği bir amel yoktur.
Sadece yaşadıklarının karşılığını bekler.
Eğer bugün hayattaysak, hâlâ nefes alıyorsak, bu büyük bir fırsattır.
Sağlık bir sermayedir; gençlik geçicidir; zaman geri gelmez.
İnsan bunu idrak ettiğinde, iyiliği ertelemez, kırgınlıkları büyütmez, günahı hafife almaz.
Her anın kıymetini bilir.
Abdullah bin Ömer’in “Sabaha çıktığında akşamı bekleme” sözü, yarına güvenerek
yaşamamayı öğretir.
Bu, karamsarlık değil bilinçtir.
İnsan plan yapar ama ömrü garanti görmez.
Her günü son günü gibi ciddiyetle, ama umutla yaşar.
Böyle bir şuur, hayatı ağırlaştırmaz; tam tersine derinleştirir.
İnsan yaptığı her işi daha anlamlı yapar.