Kur’ân-ı Kerîm’in 8. cüzünü şöyle
Bu bölüm, En’âm Suresi’nin 111. âyetinden başlayıp sonuna kadar devam eder, ardından A’râf Suresi’nin 1’den 88. âyetine kadar gelir.
Yani hem inanç meselesini hem de insanlık tarihinden ibret sahnelerini içinde barındırır.
En’âm Suresi’nin bu kısmında çok çarpıcı bir gerçek anlatılır: Bazı insanlar ne kadar mucize görürse görsün yine de inanmaz.
Melek inse, ölü konuşsa, gözünün önünde olağanüstü şeyler olsa bile kalbi kapalıysa insan yine de bahane bulur.
Bu bize şunu düşündürüyor: Demek ki mesele delil azlığı değil, kalbin niyetidir.
İnanmak isteyen için işaret çoktur; istemeyen için mazeret çoktur.
Sonra Allah bize adaletin temel bir kuralını hatırlatır: Hiç kimse başkasının günahını yüklenmez. Herkes kendi yaptığından sorumludur.
Aslında bu insanı hem korkutan hem de rahatlatan bir gerçektir.
Korkutur; çünkü kimseye suçu atamayız.
Rahatlatır; çünkü kimse de bizim yükümüzü taşımaz, bizim günahımızdan sorumlu olmaz.
İlahi adalet son derece nettir.
En’âm’ın sonlarına doğru doğru yolun tek olduğu vurgulanır.
İnsan hayatında pek çok seçenekle karşılaşır.
Nefis bir şey söyler, çevre başka bir şey söyler, moda başka bir şey söyler.
Ama Allah’ın gösterdiği dosdoğru yol tektir.
Karışıklık bizim içimizdedir; hakikat ise sadedir.
Sonra A’râf Suresi başlar.
Burada adeta insanlığın başlangıcına gideriz. Hz. Âdem’in yaratılışı anlatılır.
Meleklere secde emri verilir, hepsi itaat eder; fakat şeytan kibirlenir. “Ben ondan üstünüm” der.
Aslında şeytanı kaybettiren şey sadece karşı gelmek değil, kendini üstün görmesidir.
Demek ki kibir, insanı Allah’tan uzaklaştıran en tehlikeli hastalıklardan biridir.
Bu kıssa bize sürekli şunu fısıldar: Üstünlük maddede değil, takvadadır; yani Allah’a karşı duyarlı olmaktadır.
A’râf Suresi’nde çok güzel bir ifade geçer: “Takva elbisesi daha hayırlıdır.”
İnsan bedenini örtmeye özen gösterir ama asıl önemli olan kalbin örtüsüdür.
İnsan dışını süslerken içini ihmal ederse eksik kalır.
Allah kalbe bakar.
Devamında geçmiş peygamberlerin kavimleri anlatılır. Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. Salih, Hz. Lut ve Hz. Şuayb…
Hepsinin çağrısı aynıdır: “Allah’a kulluk edin.” Ama kavimlerin cevabı da neredeyse aynıdır: İnkâr, alay ve direnç.
Sonunda ise zulümde ısrar eden toplumlar helâk olur.
Burada asıl verilmek istenen mesaj korkutmak değil; uyarmaktır.
Yanlışta ısrar eden toplumlar ayakta kalamaz.8. cüz genel olarak bize şunu anlatır: İman kalpte başlar.
Kibir insanı felakete götürür. Herkes kendi seçiminden sorumludur.
Allah sabırlıdır ama adildir.
Ve hayat boşuna değildir; bir imtihandır.
Bütün bunları okuyunca insan ister istemez kendine dönüp soruyor: Kalbim açık mı?
Yoksa ben de gördüğüm hâlde erteleyenlerden miyim?
İşte bu cüz, insanı tam da bu soruyla baş başa bırakıyor.
🌿 1) İnanmak İstemeyen İnsan Meselesi (En’âm 111–)
Allah burada çok önemli bir gerçeği söylüyor:
Bazı insanlar, ne kadar mucize görürse görsün yine de inanmaz.
Melek inse…
Her şey gözünün önünde olsa…
Eğer kalp kapalıysa, insan yine inanmak istemez.
👉 Demek ki iman gözle değil, kalple başlıyor.
Bugün de aynı değil mi? Delil çok, imkân çok…
Ama istemeyen yine bahane buluyor.
2) Herkes Kendi Yaptığından Sorumlu
Bu cüzde çok net bir ilke var:Kimse kimsenin günahını yüklenmez.
Yani:”Arkadaşlarım yüzünden böyle oldum.”
“Ailem böyleydi.”
“Herkes yapıyordu.”
Bunlar mazeret değil.
Herkes kendi tercihinden sorumlu. Bu çok adil bir sistem.
🌱 3) Doğru Yol Tek
Allah, “Benim dosdoğru yolum budur” buyurur.
İnsan hayatında çok yol var: Heves yolu
Çevre yolu
Moda yolu
Nefis yolu
Ama hak yol bir tanedir: Allah’ın gösterdiği yol.
Karışık gibi görünen hayat aslında çok nettir. Doğru bellidir, biz zorlaştırırız.
🌺 A’râf Suresi Başlıyor
Şimdi konu insanlığın başına dönüyor.
4) Hz. Âdem ve Şeytan Meselesi
Allah Hz. Âdem’i yaratıyor ve meleklere secde edin diyor.
Hepsi ediyor, bir varlık hariç: Şeytan.
Neden? “Kendimi ondan üstün görüyorum.” demisti
Sorun neydi? Kibir.
👉 Şeytanı şeytan yapan şey isyan değil, kibirdi.
Bu çok önemli. Çünkü bugün de insanı yoldan çıkaran en büyük hastalık kibirdir:
-
“Ben daha iyiyim.”
-
“Ben bilirim.”
-
“Benim dediğim doğru.”
İlk günah kibirdi.
👕 5) Takva Elbisesi
A’râf Suresi’nde çok güzel bir ifade var:
Elbise bedeninizi örter.
Ama takva (Allah bilinci) ruhunuzu örter.
Yani insan dışını süsler ama içini ihmal ederse eksik kalır.
6) Geçmiş Kavimlerin Hikâyeleri
Bu cüzde birçok peygamberin kavmi anlatılır:
-
Hz. Nuh
-
Hz. Hud
-
Hz. Salih
-
Hz. Lut
-
Hz. Şuayb
Hepsinin söylediği aynı şey: “Allah’a kulluk edin.”
Ama kavimleri ne diyor? “Sen de bizim gibi insansın.”
“Biz atalarımızdan böyle gördük.”
“Bize azap getireceksen getir.”
Sonuç? Israr eden toplumlar helâk oluyor.
👉 Burada korkutma değil, uyarı var:
Yanlışta ısrar eden toplumlar çöker.
🌿 8. Cüzün Bize Söylediği Özet Mesaj
Bu cüzü çok basitçe şöyle anlayabiliriz:
Kalp kapalıysa mucize fayda etmez.
Herkes kendi seçiminden sorumludur.
Kibir insanı mahveder.
Doğru yol tektir.
Allah sabırlıdır ama zulmü sonsuza kadar bırakmaz.
Ve en önemli mesaj:
Hayat bir imtihan. Tesadüf değil. Başıboş değiliz.
Vallâhu a‘lemu bis-savâb (“Doğrusunu Allah daha iyi bilir.)
Dualar
Okunuşu:(A’râf Suresi, 23. âyet) Rabbena zalemnâ enfusenâ ve in lem tağfir lenâ ve terhamnâ le nekûnenne minel hâsirîn.
Anlamı: “Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen mutlaka kaybedenlerden oluruz.