Ebu Hureyre’den rivayet:“Kim bir kimseyi hayra (hidaya) çağırırsa, kendisine uyanların
sevaplarının bir misli ona aittir. Bu sevap (kendisine uyanların) sevaplarından bir şey eksiltmez.
Kim de sapıklığa (dalalete) çağırırsa, kendisine uyanların günahlarının bir katı ona aittir. Bu günah
(kendisine uyanların) günahlarından hiçbir şey eksiltmez.” (Riyazu’s-Salihîn 20. bab. 174)
Anlamı: İnsanları iyiye yönlendirmek (hidayet) büyük bir sorumluluk ve sevap kaynağıdır.
Siz birini doğruya çağırırsanız, ona uyanların sevabı size de yazılır, ama onların sevabı eksilmez; yani paylaşmak, çoğalır.
Aynı şekilde, yanlış yola çağıran kişi, kendisine uyanların günahlarından da sorumludur; ama diğer insanların günahları eksilmez.
Mesaj: Sözlerimizin ve rehberliğimizin etkisi büyüktür; başkalarını iyiye veya kötüye yönlendirmek hem sorumluluk hem de sevap/günah kaynağıdır.
Niyet ve davranışın önemi, hem dünyada hem ahirette karşılığın olacağını hatırlatır.