Peygbamberimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur:“Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz.” (Bu hadis Ebu Hureyre (radıyallahu anh) rivayetiyle Sahih-i Müslim’de yer alır.)
Bu kısa ama derin anlamlı hadis , müminin hayat karşısındaki duruşunu anlatır.
Hadiste yılandan ya da fiziksel bir delikten bahsedilmez.
Burada asıl kastedilen; hata, gaflet, aldanma ve aynı tuzağa tekrar düşmektir.
Bir mümin hata yapabilir.
Çünkü insan şaşar, yanılır, bazen iyi niyetle kandırılabilir.
Fakat müminin farkı şudur: Yaşadığı tecrübeden ders çıkarır.
Aynı ihmali ikinci kez yapmaz.
Aynı aldanışı tekrar yaşamaz.
Çünkü iman, insana sadece kalbî bir bağlılık değil, aynı zamanda bilinç ve feraset kazandırır.
Hayat bir imtihan meydanıdır. Bazen insanlar bizi kırar, bazen güvenimizi suistimal ederler.
Bazen yanlış kararlar alırız. İşte o anlarda bu hadis bize şunu fısıldar: “Uyanık ol. Saf ol ama safdil olma. Merhametli ol ama tedbiri elden bırakma.”
İslam, mümini pasif ve her şeye razı bir kimse olarak tasvir etmez.
Aksine akıllı, basiretli, dikkatli bir kişilik inşa eder.
Affetmek ayrı bir erdemdir; fakat aynı hataya göz yummak, aynı zarara davetiye çıkarmak hikmet değildir.
Mümin hem iyi niyetli hem de şuurludur.
Bu hadis bize ayrıca öz muhasebe yapmayı da öğretir. “Ben bu hatadan ne öğrendim?” sorusu, müminin sorusudur.
Yaşanan her tecrübe, olgunlaşmak için bir fırsattır.
Eğer bir olay bizi daha dikkatli, daha bilinçli, daha basiretli kılmıyorsa, o zaman o acının hikmetini kaçırmış oluruz.
Mümin olmak; kalbi temiz tutarken aklı diri tutmaktır.
İman; hem merhamet hem feraset demektir.
Öyleyse gelin, yaşadıklarımızı birer ders bilelim.
Kırıldığımız yerleri güçlenme noktası yapalım.
Aynı delikten ikinci kez ısırılmamak için kalbimizi kinle değil, aklımızı hikmetle dolduralım.
Çünkü akıllı mümin; düşmez değil, düştüğünde aynı yere bir daha basmayandır.
Selam ve dua ile