Selâmün aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû,
PEYGAMBERİMİZ (S.A.V )HADİSİ Rabbinin senin üzerinde hakkı vardır, nefsinin senin üzerinde hakkı vardır, ailenin senin üzerinde hakkı vardır. Öyleyse her hak sahibine …
“Rabbinin senin üzerinde hakkı vardır”
Bu kısım, Allah’a kulluk görevimizi ifade eder. Namaz, oruç, zekât, Kur’ân okumak gibi ibadetlerimiz, Allah’ın hakkıdır. Biz, O’na karşı sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz. Ancak burada vurgulanan, aşırıya kaçmadan, ölçülü ve sürekli bir ibadet anlayışıdır. Allah, biz yorulmadan ve sıkılmadan yaptığımız samimi ibadeti sever.
2️⃣ “Nefsinin senin üzerinde hakkı vardır”
Burada söz konusu olan beden ve ruh sağlığımızdır. Çok uzun ibadetler, aşırı oruçlar veya kendini yıpratma, insanın sağlığını ve hayatını olumsuz etkiler. Peygamber Efendimiz ﷺ, ibadetleri insanı yıpratmayacak şekilde, hayatla dengeli yapmamızı öğütlemiştir. Nefse hakkını vermek, dinlenmek, yemek yemek, uyumak ve zihinsel olarak rahatlamaktır.
3️⃣ “Ailenin senin üzerinde hakkı vardır”
Aile, en yakın sosyal çevremizdir ve onlara karşı sorumluluklarımız vardır. Aşırı ibadet veya dünya işlerinden elini çekme, aileye ilgisizlik anlamına gelmemelidir. Onlarla ilgilenmek, ihtiyaçlarını karşılamak, sevgi ve şefkat göstermek, aile hakkını yerine getirmektir.
4️⃣ “Öyleyse her hak sahibine hakkını ver”
Bütün bunların özü budur: Hayatta denge kurmak. Allah’a kulluk, nefse bakmak, aileye sorumlulukları yerine getirmek… Her biri hak sahibine hakkını vermekle ilgilidir. İbadet, yaşamın diğer boyutlarını ihmal etmemekle güzelleşir.
Bu sözler bize şunu hatırlatır:
-
İbadette ifrat (aşırılık) doğru değildir.
-
Kendini yıpratmadan ibadet etmek önemlidir.
-
Aile ve sorumluluklar ihmal edilmemelidir.
-
Hayatın her alanında denge ve ölçülülük, İslâm’ın özü ve Peygamberimizin sünnetidir.