( (Medine’de inmistir,13 âyettir)

1- Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin.
Çünkü siz kendilerine sevgi ile haber ulaştırırken, onlar size gelmiş olan hakka küfretmiş bulunuyorlar.
Rabbiniz olan Allah’a iman ettiniz diye peygamberi de sizi de çıkarmışlardır.
Eğer siz, yolumda cihad etmek ve rızamı aramak için çıkmış iseniz, onlara gizlice nasıl sevgi beslersiniz? Ben ise gizlediğinizi de açıkladığınızı da en iyi bilenim.
Sizden kim bunu yaparsa, şüphesiz yolun ta ortasında sapmış olur.
2- Onlar size karşı zafer kazanırlarsa, size düşmanlık ederler. Size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve kâfir olmanızı şiddetle arzu ederler.
3- Akrabanız ve evlâdınızın da size faydaları olmaz. Kıyamet Günü sizin aranızdaki farkı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı en iyi görendir.
4- İbrahim’de ve onunla beraber olanlarda sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır.
Hani onlar kavimlerine: “Muhakkak bizler sizden ve Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylerden uzağız. Sizi reddettik. Yalnızca Allah’a iman edinceye kadar bizimle sizin aranızda düşmanlık ve kin ebediyyen başgöstermiştir.” demişlerdi. İbrahim’in babasına söylediği: “Muhakkak senin için mağfiret isteyeceğim. Allah’a karşı sana fayda sağlayamam.” sözü müstesnâdır. (Deyin ki) “Rabbimiz, sana tevekkul ettik, sana yöneldik ve dönüşümüz de yalnız sanadır.”
5- “Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için fitne konusu kılma, bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Çünkü Aziz, Hakîm olan yalnız sen varsın.”

6- Andolsun ki onlarda sizin için ve Allah’ı ve ahiret gününü umanlar için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse, şüphesiz Allah muhtaç olmayandır ve her şeyde lâyıktır.
7- Olur ki Allah, onlardan düşmanlık ettiklerinizle sizin aranızda yakın bir dostluk meydana getirir. Allah gücü yetendir, Allah Gafûrdur, Rahîmdir.
8- Sizinle din hususunda savaşmamış, sizi yurtlarınızdan çıkarmamış olanlara iyilik yapmanızı ve onlara adaletli davranmanızı Allah size yasaklamaz. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.
9- Allah, ancak sizinle dininiz sebebiyle savaşmış, sizi yurtlarınızdan çıkarmış ve çıkarılmanıza yardım etmiş kimseleri veli edinmenize yasaklar. Kim onları veli edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

10- Ey iman edenler! Mü’min kadınlar hicret edenler olarak size geldiklerinde onları imtihan edin.
Allah onların imanlarını daha iyi bilendir.
Eğer onların mümin kadınlar olduğunu görürseniz, onları kâfirlere geri döndürmeyin.
Hem bu kadınlar o erkeklere helâl değildir, hem de o erkekler, harcadıklarını versinler.
Kendilerine mehirlerini verdiğiniz takdirde, o kadınları nikahlamanızda size vebal yoktur.
Kâfir zevceleri nikahınız altında tutmayın.
Siz de harcadığınız kadar, onlar da harcadıklarını istesinler.
Bunlar Allah’ın hükümlerdir; aranızda O hükmeder. Allah en iyi bilendir, Hakîmdir.
11- Eğer zevcelerinizden kâfirlere bir şey geçerse, siz de ardarda onlarla savaşır, eşleri gitmiş olanlara harcadıklarını verirsiniz.
Sizin, iman etmiş olduğunuz Allah’tan korkun.
12- Ey Peygamber! Mü’min kadınlar sana gelip: “Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık yapmamaları, zina
etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleriyle ayakları arasında iftira düzmamaları ve sana itaat etmeleri” üzere
bey’at etmeye geldikleri vakit bey’atlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile! Şüphesiz ki Allah Gafûrdur, Rahîmdir.
13- Ey iman edenler! Allah’ın gazap ettiği bir topluluğu veli edinmeyin.
Çünkü onlar, kâfirlerin kabirlerine ümit kestikleri gibi âhiretten de ümit kesmişlerdir.
kaynak (Tefsiru’s- Sa’di (Allametu’s-seyh Abdurrahman es – Sa’di)
Allah ondan razi olsun
Yüce Allah’a hamd-ü senâlar olsu
