โNeden buraya dikiyoruz bunu, dede?โ diye sorduฤumda,
Bu aฤaรง yerini beฤenmemiล kuzum,โ diye cevap verirdi.
Dikili fidanฤฑ sรถker, aynฤฑ bahรงenin baลka bir kรถลesine dikerdi.
topraฤa bakar, eliyle fidanฤฑn yapraklarฤฑnฤฑ okลar, topraฤa eฤilir masmavi, gรถzlerini gรถkyรผzรผne kaldฤฑrฤฑrdฤฑ.
โBuradan gรผneล daha fazla,โ diye cevap verirdi.
Dedemin sade cรผmlesi, iรงime yฤฑllarca yankฤฑlandฤฑ
Belki de demek istiyordu ki: “Kรถk salmak, sadece topraฤa deฤil; doฤru yere, doฤru zamana ve
doฤru sevgiye olur.”