Daha Dün Gibi(Kur’an Yolculuğum)

Evimizi boşaltırken, elbise dolabının tam üzerinde kahverengi, küçük bir bavul buldum.

İçindekilerle yıllardır orada duruyormuş gibi tanışıyordum.

Üzeri tozlanmıştı, kapağını açtım; sanki yıllardır bekleyen muntazam dizilmiş kasetler sıralanmıştı.

Daha dün gibi evimize alıp getirdiğim o kasetleri ellerim titreyerek dokundum ve kendi kendime

fısıldadım: “Ben size burada bırakmışım.”

Kitaplarin  arasina oturdum usulca…

Daha dün gibi….Halbukim  🙂

Evlenmeden önce kasabamızdaki camide Kur’an okumaya başlamıştım.

Henüz üç-dört sayfa okuyabilmiştim.

Baharın sonlarına doğru, Kasım ayında evlendim.

O kadar heyecanlıydım ki, yeni bir hayata adım atacağım için kalbim yerinden çıkacak gibiydi.

Bavulumu hazırlarken iğne oyası yazmalarımı, kırlentlerimi, dantel ve yatak odası takımlarımı özenle yerleştirdim.

Çünkü hepsi büyük emek verilerek işlenmiş, değerli parçalardı.

Ama farkında olmadan hayatımın en önemli rehberini, Kur’an-ı Kerim’i kasabada bırakıp gelmişim.

Oysa evimizde yalnızca bir tane Kur’an vardı; onu da annem,okurdu Allah kabul etsin  

O zamanlar Kur’an’dan çok kızların çeyizi konuşulurdu.

Ne yazık ki bugün de pek farklı değil…

Hâlâ çeyiziyle övünen anneler var.

Oysa bir annenin en büyük sevinci; evladının güzel ahlakı, imanı, edebi ve terbiyesi olmalıdır.

Gerçek süs, çeyizlerde değil; insanın kalbinde ve yaşayışındaki güzelliktedir.

Çeyizi olmayan insanlara hâlâ tuhaf gözlerle bakılır, arkalarından söz edilir.

“Kızına bir yastık bile diktirmemiş” diye küçümsenir.

Yazikk….

Doğrusu, evlenip gelirken Kur’an’ı yanıma almak hiç aklıma gelmemişti.

Öğrendiklerimi de unuttum sanıyordum.

Meğer öyle değilmiş…

İnsan gerçekten öğrenmek isteyince, Kur’an-ı Kerim kendini öğretir, her şeyi kolaylaştırırmış.

Bir gün arkadaşlarımla  bir misafrilikte  otururken kapı çalındı.

Gelen kişi, “Kur’an var, almak ister misiniz?” diye sordu.

Çok isterdim ama yanımda hiç param yoktu.

“Biz bedava dağıtıyoruz,” dedi ve bana kocaman, çok güzel bir Kur’an-ı Kerim uzattı.

Sevinçle aldım ve eve gelir gelmez en güzel köşeye yerleştirdim.

O gün, geçti  diger günlerde geçti

O kadar yoğundum ki… Üç çocuk annesiydim, ev işleri hiç bitmiyordu.

Eşimle sorunlarım vardı, üstüne bir de annemi ve dedemi kaybetmenin acısını yaşıyordum.

Borçlarım vardı, geçim sıkıntısı çekiyordum.

Bir yandan da işe başlamıştım.

Kısacası Kur’an okumamak için önümde pek çok neden sıralamıştım.

Hem bu yolculuk tek başına yapılmazdı; eşin desteği olmadan yola çıkmak çok zordu.

Ama eşim hiçbir zaman yardımcı olmadı.

İçkiye düşkündü, kendi sorunlarıyla boğuşuyordu.

Ben ise Allah yolunda yürümek için onun desteğine ihtiyaç duyduğumu düşünüyordum.

Sonradan fark ettim ki bunların hepsi bahane, hepsi gafletti.

Aslında hiçbir şey Kur’an’a yönelmeye engel olamazmış.

Ne yazık ki o günlerde bunu göremedim…

Allah affetsin o zamanlardaki acizliğimizi, gafletimizi.

Biz anneler arasında güzel bir adetimiz vardı: O günlerde .

Çocukları anaokuluna bırakır, sonra sırayla birbirimizin evlerinde kahvaltı yapardık.

Çocuklarımız anaokuluna giderken biz de onların sayesinde birbirimize okul arkadaşı gibi olmuştuk.

Hiç tanımadığım şehirlerden gelin gelen anneler vardı.

Kimi Fransızca’yı az bilir, kimi hiç bilmezdi.

Ama bizler birbirimize destek olurduk.

Öğretmenler konuşurken anlamayanlara tercüme eder, birbirimize yol gösterirdik.

Sonra kahvaltı sofralarının etrafında buluşur, dertleşir, gülerdik.

Çok güzel günlerdi…

O zamanlar cami bile yoktu.

Bir apartmanın giriş katını cami olarak düzenlemişler, Türkler de orayı ibadet yeri olarak kullanıyordu.

Mukabeleler de işte orada yapılıyormuş.

Ama benim o günlerde bundan hiç haberim olmadı. “Mukabele” denilen ibadetin ne olduğunu bile bilmiyordum.

Çünkü kasabamızda hayat hep çalışmakla geçerdi.

Kadınlar Ramazan geldiğinde sadece teravihe giderdi, o kadar…

Ailem de öyleydi.

Annem evde Kur’an okurdu.

Küçük merdivenin başında, kireç boyalı duvarların önünde sardunyalar açar, hemen yanı başında da turunç ağacı dururdu.

O manzarada annemin Kur’an okuyuşu hâlâ gözlerimin önünde…

Bir gün arkadaşım bana dedi ki:

“Hakime, biz evlerde Mukabele yapıyoruz, istersen sen de gel.”

Ben biraz mahcup bir sesle cevap verdim:

“Çok oldu, ben okumayalı… Kur’an’ı unutmuşumdur.”

O da gülümseyerek anlattı: “Mukabele öyle değil.

Biz okumuyoruz, takip ediyoruz. Teybe Kur’an kaseti koyuyoruz, hoca okuyor, biz de dinleyerek takip ediyoruz.”

“İyiymiş o ya,” dedim ve bıraktığım yerden Kur’an’ı aldım.

Merakla gittim, açtım. “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek başladım ve kasetten gelen Kur’an sesini takip etmeye başladım.

Kur’an bana hiç darılmamıştı… “Sen beni bir köşeye bıraktın,” demedi.

“Bana hiç yüzüme bakmadın,” demedi.  Hiç kaprisi, kırgınlığı yoktu.

Sanki kırk yıldır okuyormuşum gibi, hiç unutmamışım ve kaldığım yerden devam ediyordum.

İçimde öyle büyük bir sevinç, öyle tarifsiz bir huzur vardı ki…

O Ramazan öyle geçti…

Sonraki Ramazan’a geldiğimizde çocuklar büyümüştü, herkesin kendi meşguliyetleri vardı.

İçimde ise çok güçlü bir arzu vardı: Kur’an okumak istiyorum.

Bir gün cesaretimi topladım ve düşündüm:

“Arkadaşlarım üç-dört kaseti bitirdikten sonra ben onları alıp evde takip edeyim.

Sonra geri götürdügümde , diğer kasetleri alırım.” Böyle bir teklif sunmak için evlerine gitmeye karar verdim.

Evlerinin alt katında dükkânları vardı.

Oraya indim, fakat kendisi yoktu; dükkânda sadece oğlu vardı…

O an içimde hem bir umut hem de bir mahcubiyet vardı.

 Acaba kabul ederler mi, acaba olur mu?

Çünkü tek isteğim, Kur’an’a biraz daha yaklaşabilmekti.

Şunu en baştan belirtmeliyim: Ben gurbetteydim, ailem yanımda yoktu, yalnızdım.

Gelin geldigim  insanlarada da hiç sözüm yok; bu dünyada…

Yaşadıklarım, benim sınavımdı. Bana yaşattıkları da onların sınavıydı. 

Her derde bir hayır vardır derler ya…:)

İşte öyle bir yolculuktu benim hikâyem.

Zorluklar, sıkıntılar, yalnızlık…

Ama hepsi bir ders, hepsi bir tecrübe oldu.

Ben hayatım boyunca kimseden bir şey istemiş biri değilimdir.

Rabbim de hiçbir zaman beni muhtaç ettirmedi;“Elhamdulillah”

Karadenizli memleketlim bile olmayan bir hanımdan kaset isteyeceğim hiç aklıma gelmezdi.

Ama içimde bir umut vardı; cesaretimi topladım ve gittim.

Bunu yapmak bana hiç ağır gelmedi.

Allah ondan razı olsun…

Demek ki bana o sıcaklığı vermiş, ben de gidebilmişim.

İnsan, böyle anlarda Rabb’in  rahmetini ve insanlığın güzelliğini bir kez daha görüyor.

Kendisi yoktu, yalnızca oğlu vardı

. Ona dedim ki: “Adem, ben annenden  bir ricam olacaktı.

Oğlum, her Ramazan onlar Kur’an takip ediyorlar, ben Mukabele’nin adını bile bilmiyorum bu arada:)

Bu sene Ramazan’da onların bitirdiği kasetleri ben eve götürmek istiyorum.

Bitirdikten sonra geri getireceğim.

Lütfen, eğer kabul ederse bana haber versin annen.”

 Teyze : “Bir dakika, bekler misiniz?” dedi.

Ben dükkânda tek başıma kaldım.

Bir hızıyla yukarı çıktı, aynı hızla indi ve elime küçük, kahverengi bir bavul tutuşturdu.

“Alın, siz okuyun,” dedi.“

Yok, kabul edemem,” dedim.

Önce, “Anneni sor, ben akşam gelirim,” diye de ekledim.

Hakime teyze  dedi “Bu benim Kur’an setimdi, siz okuyun.

Burada çalışıyorum, benim zamanım yok.

Daha var bizde bu setlerden, sevabı bizim de olsun,” dedi.

Nasıl sevindim, anlatamam.

Eve gelene kadar kucağımda Kur’an setiyle yürüdüm; kapağını açıyor, kapatıyor, arada kasetlere bakıyor, tekrar açip kapatiyorum:)

her baktığımda ayrı bir sevinç duyuyordum.

Sevincimi tarif edecek kelime yoktu; öyle mutluydum…

Allah hepsinden razı olsun.

Öyle evlat yetistiren anne babadan  razi olsun  Rabbim.

O an, insanın kalbini ısıtan, ruhunu besleyen güzellikleri bir kez daha hissettim.

Bugün eğer Kur’an-ı Kerim okuyabiliyorsam, bunda o kasetlerin bana olan faydası büyüktür.

Allah’a hamdolsun.

Ve işte şimdi, o kasetleri yeniden ellerimde tutarken, her şey daha dün gibi geliyor gözlerimin önüne.

Hayattaki tüm zorluklar, kayıplar ve engeller bizi asıl amacımızdan, kalbimizin rehberinden uzaklaştırmamalı.

İnsan samimi bir niyetle adım attığında, Allah daima yol gösterir, yardım eder.

Çeyizler, gösterişler ve geçici güzellikler bir evliliği, bir hayatı ayakta tutmaz; asıl değer

kalpteki iman, güzel ahlak ve içten sevgiyle ölçülür.

Her zorluk sabırla ve inançla aşılmayı bekleyen bir fırsattır; yeter ki niyetimiz temiz, kalbimiz açık ve adımlarımız cesur olsun.

Gerçekten de zorluklar, eğer sabır ve inançla karşılanırsa, bizi olgunlaştıran ve yeni kapılar açan fırsatlar hâline gelir.

Temiz niyet, açık kalp ve cesur adımlar, hem içsel hem de dışsal yolculukta bize rehber olur.

Bugünün imkanlarını düşündüğümüzde şükretmek de çok değerli bir farkındalık;

modern dünyanın sunduğu kolaylıklar, bilgi ve erişim imkanları gerçekten büyük bir nimettir. 

Elhamdülillah,

Selam ve dua ile  Allah’a emanet olun 

Allah’a emanetiz 🙂

En rangeant notre maison, j’ai trouvé une petite valise marron, juste au-dessus de l’armoire à vêtements.

Elle semblait être là depuis des années, oubliée, et pourtant, en ouvrant son couvercle, j’ai découvert des

cassettes soigneusement rangées, comme si elles m’attendaient patiemment.

Je les ai touchées avec des mains tremblantes et me suis murmuré : « C’est moi qui vous ai laissées ici… » Comme si c’était hier…

Avant mon mariage, j’avais commencé à lire le Coran dans notre petite mosquée de village.

Je n’avais lu que quelques pages.

Puis, en novembre, je me suis mariée, le cœur rempli d’excitation et d’anticipation pour cette nouvelle vie.

En préparant ma valise, j’avais soigneusement placé mes broderies, coussins et parures de lit, chaque pièce portant des heures de travail et de soin.

Mais, sans m’en rendre compte, j’avais laissé le guide le plus précieux de ma vie, le Coran, dans notre village.

Chez nous, nous n’avions qu’un seul Coran, que ma mère lisait avec dévotion

. À cette époque, on parlait beaucoup plus des trousseaux des filles que de leur foi… et malheureusement, cela reste parfois vrai aujourd’hui.

Pourtant, la vraie valeur réside dans le cœur et le comportement d’une personne, pas dans ses possessions matérielles.

Plus tard, lors d’une visite chez des amis, quelqu’un frappa à la porte : « Nous distribuons des Corans gratuitement, voulez-vous en prendre un ? » Ce jour-là, je n’avais pas d’argent, mais je reçus un magnifique Coran.

Je l’ai placé dans un coin spécial dès mon retour à la maison.

Les années ont passé rapidement.

Entre élever trois enfants, gérer les tâches ménagères, les difficultés financières et le travail, je trouvais toujours des excuses pour ne pas lire le Coran.

Mon mari, lui, n’était pas d’un grand soutien.

Mais j’ai réalisé plus tard que toutes ces excuses n’étaient que des distractions ; rien ne peut empêcher de se rapprocher du Coran.

Grâce à une amie, j’ai découvert le mukabelé : une pratique où l’on suit le Coran sur cassette en groupe. Ce fut une révélation.

Le Coran ne m’en voulait pas pour mes années d’absence ; il m’a accueillie comme si je n’étais jamais partie.

Le sentiment de joie et de paix intérieure que j’ai ressenti était indescriptible.

Un jour, j’ai osé demander aux propriétaires d’un ensemble de cassettes s’il était possible de les emprunter pour continuer ma lecture chez moi.

Avec une grande générosité, ils me les ont confiées.

Ce geste m’a rappelé la bonté des gens et la miséricorde de Dieu.

Aujourd’hui, en tenant à nouveau ces cassettes entre mes mains, tout semble si proche, comme si c’était hier.

Les épreuves de la vie, les pertes et les obstacles ne devraient jamais nous éloigner de notre objectif principal : suivre le guide du cœur.

Avec une intention sincère, la foi et le courage, Dieu nous montre toujours le chemin.

Le véritable trousseau d’une vie n’est pas matériel, mais spirituel.

Les défis peuvent devenir des opportunités, pourvu que l’on reste patient et déterminé.

Dans ce monde moderne, nous devons également être reconnaissants pour les facilités et les ressources que nous offre la vie.

Alhamdoulillah.

  • Related Posts

    Allah’ın tanıdığı bir kolaylıktır (ruhsat).

    Read more

    Kim, Allah için size sığınırsa onu koruyun!

    Read more

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Eski / Önceki yazılar

    Allah’ın tanıdığı bir kolaylıktır (ruhsat).

    • Mart 2, 2026
    • 0
    • 41 views

    Kim, Allah için size sığınırsa onu koruyun!

    • Mart 2, 2026
    • 0
    • 23 views

    “Hiçbir iyiliği küçümseme.”

    • Mart 2, 2026
    • 0
    • 21 views

    Bir Müslümanın diğer Müslüman üzerindeki hakkı altıdır.” (Müslim)

    • Mart 2, 2026
    • 0
    • 24 views

    Bu çok büyük bir müjdedir.

    • Mart 2, 2026
    • 0
    • 49 views

    Hâlâ Öğreniyorum 🌿

    • Şubat 28, 2026
    • 0
    • 51 views

    “J’apprends…” 🌿

    • Şubat 28, 2026
    • 0
    • 61 views

    Bizim evde Ramazan daha da güzeldi.

    • Şubat 20, 2026
    • 0
    • 97 views

    Ramazan Ayımız Mübarek Olsun

    • Şubat 18, 2026
    • 0
    • 92 views

    Sevgi gençlikte güzel olabilir…

    • Şubat 17, 2026
    • 0
    • 99 views

    Ne güzel olur, değil mi?

    • Şubat 16, 2026
    • 0
    • 115 views

    Düşünmek, anlamak ve yaşamak

    • Şubat 16, 2026
    • 0
    • 80 views

    N’est-ce pas magnifique ?

    • Şubat 15, 2026
    • 0
    • 85 views

    Hem şükreder, hem tefekkür eder.

    • Şubat 15, 2026
    • 0
    • 96 views

    Bitirmediğiniz Bir Kitabı Kimseye Tavsiye Etmeyin

    • Şubat 11, 2026
    • 0
    • 92 views

    En doğru tavır bazen mesafe koymaktır.

    • Şubat 10, 2026
    • 0
    • 157 views

    Ne t’a-t-Il pas trouvé égaré et guidé ?

    • Şubat 10, 2026
    • 0
    • 88 views

    Neye Gülüyorlar Bilmiyorlar, Ama Gülüyorlar

    • Şubat 10, 2026
    • 0
    • 130 views

    “Nasıl olsa Allah affeder”diyerek

    • Şubat 9, 2026
    • 0
    • 113 views

    Niyet: Hayatın Sessiz Yönü

    • Şubat 9, 2026
    • 0
    • 123 views

    Korumalı: Mesela: Ev temizlerken: “Ailem rahat etsin diye, Allah rızası için

    • Şubat 9, 2026
    • 0
    • 105 views

    Însan anlar ki herkesle yürünmez.

    • Şubat 7, 2026
    • 0
    • 125 views

    Allah’ın kuluna verdiği değeri anlatır.

    • Şubat 4, 2026
    • 0
    • 134 views

    Vicdanla Büyüyen Çocuklar

    • Şubat 3, 2026
    • 0
    • 98 views

    Olgun akil sahipleri de öğüt alsınlar

    • Şubat 1, 2026
    • 0
    • 135 views

    “Bu seller neden oluyor?”

    • Şubat 1, 2026
    • 0
    • 163 views

    “Kimse görmüyorsa sorun yok” diyen zihniyet…

    • Şubat 1, 2026
    • 0
    • 135 views

    Rahmetinin önünde rüzgârları  müjde olarak

    • Şubat 1, 2026
    • 0
    • 155 views

    Neden hep yanlış insanlarla karşılaşıyorum?

    • Ocak 31, 2026
    • 0
    • 326 views

    Temiz kalmak, sadece bir ahlâk tercihi değil

    • Ocak 31, 2026
    • 0
    • 131 views

    Her şey kolayca kirlenirken temiz kalmak,

    • Ocak 29, 2026
    • 0
    • 137 views

    “Sana ne? – Bana ne?”

    • Ocak 28, 2026
    • 0
    • 124 views

    Hac yolculuğuna çıkıyorsun

    • Ocak 28, 2026
    • 0
    • 122 views

    “Kalbin Kâbesi: İbadette Temizlik ve Samimiyet”

    • Ocak 28, 2026
    • 0
    • 121 views

    Gereksiz ama gururlu.

    • Ocak 28, 2026
    • 0
    • 145 views

    Verileni Fark Etmek

    • Ocak 27, 2026
    • 0
    • 154 views

    Allah Verdi Ama Biz Fark Ettik mi?

    • Ocak 27, 2026
    • 0
    • 142 views

    Korumalı: Akıl + iman. Plan + dua. Tedbir + tevekkül.

    • Ocak 26, 2026
    • 0
    • 187 views

    Ne kadar kaldık burada?

    • Ocak 26, 2026
    • 0
    • 169 views

    Îyilik; Saflık Değil, İmandan Gelen Bir Duruştur

    • Ocak 25, 2026
    • 0
    • 197 views

    Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık.

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 141 views

    Moments avec les fleurs

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 149 views

    Korumalı: Bugün elimden geleni yaptım.

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 135 views

    Korumalı: Bu bir yolculuktur.

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 122 views

    Korumalı: Bu duygu sonradan öğrenilir, yaşanır, içselleştirilir.

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 108 views

    İnsan, ahlakıyla üstün olur.

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 118 views

    Sen değersiz değilsin

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 120 views

    Aynı Çatı Altındaki Yabancı

    • Ocak 24, 2026
    • 0
    • 164 views

    İlim nimettir ama imtihandır

    • Ocak 21, 2026
    • 0
    • 154 views

    Helâl ve temiz olarak yiyin

    • Ocak 20, 2026
    • 0
    • 128 views

    “Neden değişti?” Değişmedi; sabrı tükendi.

    • Ocak 20, 2026
    • 0
    • 86 views

    L’Étranger sous le même toit

    • Ocak 20, 2026
    • 0
    • 170 views

    Une responsabilité confiée par Allah

    • Ocak 19, 2026
    • 0
    • 132 views

    Hepimize Bir Hatırlatma

    • Ocak 19, 2026
    • 0
    • 141 views

    Helali terk etmek takva değildir

    • Ocak 19, 2026
    • 0
    • 173 views

    Dertler hazır mı? Pekki dinleyen hazır mı ?—Orasi meçhul.

    • Ocak 18, 2026
    • 0
    • 160 views

    Gerçek misafir huzur getirir, fırtına değil.

    • Ocak 18, 2026
    • 0
    • 166 views

    Allah İçin mi, Başkası İçin mi?

    • Ocak 17, 2026
    • 0
    • 180 views

    Bakın ne kadar ince bir denge var

    • Ocak 17, 2026
    • 0
    • 174 views

    Bugün başkalarını konuşan, yarın sizi konuşur.

    • Ocak 17, 2026
    • 0
    • 203 views

    “İslam’da Sabır, Kendini Tüketmek Değildir

    • Ocak 16, 2026
    • 0
    • 129 views

    Az derler, çok derler, geç derler, erken derler.

    • Ocak 16, 2026
    • 0
    • 173 views

    Helâl ve Temiz Rızığın Önemi

    • Ocak 16, 2026
    • 0
    • 147 views

    Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.”

    • Ocak 15, 2026
    • 0
    • 160 views

    Evliliği ciddiye al, ilişkiyi oyun gibi görme

    • Ocak 15, 2026
    • 0
    • 215 views

    Helâl bir hayat, sadece mideyle değil

    • Ocak 14, 2026
    • 0
    • 179 views

    La ilahe illallahül melikül hakkul mübin

    • Ocak 11, 2026
    • 0
    • 216 views

    La valeur de l’être humain aux yeux d’Allah

    • Ocak 11, 2026
    • 0
    • 236 views

    La mémoire d’une maison pleine

    • Ocak 10, 2026
    • 0
    • 228 views

    Sabır, Sevgi ve Hidayet

    • Ocak 10, 2026
    • 0
    • 202 views

    “Bildik” demiyoruz, “öğreniyoruz” diyoruz

    • Ocak 9, 2026
    • 0
    • 208 views

    Que tu les avertisses ou que tu ne les avertisses pas”

    • Ocak 9, 2026
    • 0
    • 219 views

    Uyarsan da Uyarmasan da…

    • Ocak 9, 2026
    • 0
    • 221 views

    Eşine annesi gibi davranma, yoksa sana gelin getirir

    • Ocak 8, 2026
    • 0
    • 138 views

    Dua,edebiyat hiç değildir.

    • Ocak 7, 2026
    • 0
    • 198 views

    “Biz yabancı değiliz”.

    • Ocak 6, 2026
    • 0
    • 234 views

    “Aaa bak, THY geçiyor”

    • Ocak 5, 2026
    • 0
    • 175 views

    « Ah, regarde, le THY passe ! »

    • Ocak 4, 2026
    • 0
    • 117 views

    C’était la règle

    • Ocak 4, 2026
    • 0
    • 188 views

    “Allâhu ekber kebîrâ…”

    • Ocak 4, 2026
    • 0
    • 266 views

    Allahummağfirli verhamni vehdini ve afıni verzukni”

    • Ocak 3, 2026
    • 0
    • 211 views

    Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler

    • Ocak 2, 2026
    • 0
    • 244 views

    Güzel bir aile, kendiliğinden oluşmaz.

    • Aralık 31, 2025
    • 0
    • 259 views

    Siz Bana Çok İyi Geldiniz

    • Aralık 31, 2025
    • 0
    • 265 views

    Korumalı: Herkes fıtratına uygun insanlarla yol alır

    • Aralık 30, 2025
    • 0
    • 182 views

    « Vous m’avez fait beaucoup de bien »

    • Aralık 30, 2025
    • 0
    • 207 views

    Ayet bize iki farklı insan tipi gösteriyor.

    • Aralık 30, 2025
    • 0
    • 254 views

    Şükür, elindekiyle doğru kalabilmektir. 🌷 🌼 🌸

    • Aralık 28, 2025
    • 0
    • 272 views

    Hizam Al-Ghamdi’nin hikayesi,

    • Aralık 27, 2025
    • 0
    • 259 views

    Dünya malı nedir ki?

    • Aralık 26, 2025
    • 0
    • 242 views

    Sorun bakmamak değil, alışmak.

    • Aralık 24, 2025
    • 0
    • 211 views

    Başkasını konuşmak daha kolay geliyor.« Il est plus facile de parler de quelqu’un d’autre. »

    • Aralık 24, 2025
    • 0
    • 244 views

    İman yaşandıkça güzelleşir(La foi s’embellit lorsqu’elle est vécue)

    • Aralık 23, 2025
    • 0
    • 270 views

    Güzel Sözün Gücü“Le pouvoir des belles paroles”

    • Aralık 23, 2025
    • 0
    • 266 views