Hani bazen bir şey yaparsın ve içinden “Evet ya… Bu iyi hissettirdi” dersin ya, işte o.
Böyle tam olarak kelimeye dökülmeyen ama insanın içini hafifçe dolduran bir duygu.
Sanki yaptığın şey sadece “yapmak” için değil de, bir yere dokunduğu için, bir anlamı olduğu için kıymet kazanır.
Mesela birine yardım edersin…
Küçük bir şeydir belki ama biri sana “Sağ ol, iyi ki varsın” der.
O an içinden bir sıcaklık geçer; kendini bir anlığına daha “yerli yerinde” hissedersin.
Bu his işte: “Benim yaptığım şey boşuna değil.”
Bazen de geleceğe dair bir hayalin olur.
Onu düşündükçe içinden bir güç gelir, bir enerji yükselir.
Sanki önünde görünmez bir ip var, o ip seni çekiyor gibi.
Bu da anlamlılık hissinin başka bir yüzü: “Bir yöne doğru gidiyorum.”
Ya da çok sevdiğin bir şeyle uğraşırsın—resim yaparsın, yazı yazarsın, bir iş üretirsin—ve zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın.
O an hissedersin: “Bu var ya, tam benim işim…”
Bu da anlamlılık hissi: “Benim için değerli olan bir şey yapıyorum.”
Kısacası anlamlılık hissi, insanın hayata biraz daha sıkı tutunmasını sağlayan,
“Ben buradayım ve yaptıklarımın bir ağırlığı var” dedirten o içten gelen, hafif ama güçlü duygu.
Selamun aleykum