Hani bazen insanın içi daralır ya…
Bir şeyler eksik gibi olur, ne yapsan tam dolmaz.
İşte İslam’da “itmi’nân” dediğimiz şey, o eksikliğin gerçekten dolduğu, insanın içinin rahatladığı o hâl.
Kur’an bunu “itmi’nân” diye anlatıyor.
Yani kalbin sakinleşmesi, huzura ermesi.
Mesela şöyle düşün: İnsanın gönlü sürekli bir şey arar; para olabilir, başarı olabilir, insanlar olabilir…
Ama bunların hepsi bir yere kadar.
Bir an mutlu eder, sonra yine o boşluk hissi geri gelir.
Kur’an diyor ki:“Gerçek huzur, Allah’ı anmakla olur.”(Ra’d 28)
Yani kalp ancak o zaman “Oh tamam, aradığım buydu” der gibi bir hâle giriyor.
Ben bunu günlük hayatta şöyle görüyorum:
İnsan gerçekten bir dua ettiğinde, bir içini döktüğünde, bir namazda kalbi yumuşadığında…
Orada başka hiçbir şeyin veremediği bir huzur geliyor.
Kısacık bir an bile olsa, insan der ki: “Tamam… şimdi oldum.”
Tasavvufta buna “nefs-i mutmainne” diyorlar; yani gönlü yerine oturmuş nefis.
Sanki kalp şöyle der gibi: “Artık koşturmama gerek yok, buldum.”
Bazen insan gerçekten kendi içinde bir yolculuk yaşıyor.
Dışarıdan kimse fark etmiyor ama içeride büyük bir arayış var.
İslam’ın bize öğrettiği şey şu:
İnsanın kalbi, yaratıldığı kaynağa dönmeden tam olarak doymuyor.
Dünya ne kadar verirse versin, hep biraz eksik kalıyor.
Mesela şöyle oluyor: Bir hedef koyuyorsun “Şuna ulaşınca rahatlayacağım.” diyorsun.
Ulaşıyorsun, bir iki gün iyi…
Sonra yine içten içe bir boşluk çöküveriyor.
Bu çok insanî bir şey aslında.
Kur’an tam da bu duruma konuşuyor:“Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”
Bu cümle öyle bir şey ki, insanın içindeki o koşturmaya bir fren, bir durup düşünme hâli veriyor.
Sanki şöyle diyor:
“Bak, sen yoruldun. İçini bunaltan şey dışarıda değil, içeride. Gel, kalbini sakinleştirecek olana dön.”
Benim gözlemim şu:
Dua eden, biraz içe dönen, biraz tefekkür eden biri, kalbinin yumuşadığını hissediyor.
O yumuşama var ya… işte tatmin dediğimiz şey biraz o.
Bir de tasavvufta çok güzel bir ifade var: “Kalp, Allah’ın nazargâhıdır.”
Yani kalp öyle sıradan bir yer değil.
Bu yüzden en gerçek huzur da orada oluyor.
Selam ve dua ile