Uyarsan da Uyarmasan da…

“Gerçekten küfre sapanları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; iman etmezler.”(2- BAKARA SÛRESİ 6 ayet)

Bakara 6 ayet  ve benzeri ayetler bağlamında kâfirlik (küfür) genellikle “Allah’ın ayetlerini reddetmek” veya “hakikati görmezden gelmek” anlamında kullanılır.

Ama burada önemli bir nüans var: Ayet yargı koymuyor, sadece tespit yapıyor.

“Kalbi kapalı olan insanlar, hakikati anlamazlar” diyor.

Yani küfür sadece bir inanç durumu değil, kalbin ve bilinçli farkındalığın reddi ile ilgilidir.

Günlük hayata uyarladığımızda bu şöyle oluyor:  Farkındalığı reddetmek:

Bir kişi, açık bir şekilde hatasını veya yanlışını görmezden gelirse, bu küçük bir  “(küfür)” örneği gibi

düşünülebilir; yani hakikati reddetmek

Uyarıları göz ardı etmek: Hayatta doğru yolu gösteren uyarılar gelir (tecrübeler, öğütler, bilgiler).

Eğer kalp kapalıysa bunlar fark edilmez, “reddetme” durumu oluşur.

İçsel direnç:  Kendi hatalarını veya yaşamın verdiği dersleri fark etmeyi reddetmek, ayetin gündelik karşılığıdır.

Küfür, sadece Allah’ı inkar etmek değil, hakikati reddetme ve kalbi kapatma hâlidir.

Ayet ise bunu sadece gözlemliyor: “Kalpleri kapalı olan bunu göremez.”

Bu ayet şunu anlatır: Burada sözü edilen insanlar, gerçeği hiç duymamış olanlar değil.

Aksine, hakikat kendilerine ulaşmış, fakat onlar bilinçli bir şekilde inkâr yoluna sapmışlardır.

Küfre sapanlar” ifadesi, anlık bir hata yapanları ya da arayış içinde olanları kapsamaz.

Bu, ısrarla ve kararlılıkla inkârı seçen kimseleri tanımlar.

Uyarsan da uyarmasan da birdir” denmesi, uyarının anlamsızlığı değil;kalbin kapanmış olması sebebiyle uyarının artık etkisiz kalmasıdır.

Yani sorun:  Hakikatin eksikliği değil,

Uyarının yetersizliği değil, İnsanın kendi kalbini kapatmasıdır.

İman etmezler” ifadesi ise: Bir beddua,  Bir hakaret değildir.

Bu, Allah’ın bilgisiyle yapılan bir durum tespitidir.

İnsan, tercih ettiği yolun doğal sonucuyla karşı karşıya kalır.

Özetle ayet bize şunu söyler: “Hakikat apaçık ortadadır.

Ama bazı insanlar, onu kabul etmemeyi seçmiştir.

İşte bu tercih, uyarıyı da etkisiz hâle getirir.”

Bu ayet aslında en çok şunu sordurur:

“Ben hakikatle karşılaştığımda ne yapıyorum?”

Bak, Bakara 6. ayet aslında sadece bir “inkârcı tarifi” değil.

Sessizce bize şunu soruyor: “Kalbin uyarıya nasıl tepki veriyor?”

İnsan her zaman açık açık “ben inkâr ediyorum” demez.

Bazen inkâr çok daha sessiz olur: “Sonra bakarım” der, “Şimdi sırası değil” der,

“Herkes böyle yaşıyor” der.

Bunlar küçük gibi görünür ama kalpte alışkanlık hâline gelirse,

insan fark etmeden duyarsızlaşır.

İşte ayetin uyarısı tam burada devreye giriyor.

Diyor ki: “Bir insan, hakikati sürekli erteleyerek kendini kapatırsa,

bir süre sonra uyarı artık içeri giremez.”

Bu korkutmak için değil, uyandırmak için söylenmiş bir söz.

Ayet bize şunu öğretir: Uyarı duyduğunda kalbin sızlıyorsa → bu bir nimettir.

İçinde rahatsızlık oluşuyorsa → kalp hâlâ canlıdır.

“Beni ilgilendirmiyor” diyorsan → işte orası tehlikelidir.

Yani Bakara 6, ayet “Sen hangi taraftasın?” diye bağırmaz.

Sessizce bekler ve kalbine bakmanı ister.

Ve en güzel tarafı şu: Bu ayet kapının kapandığını değil, kapanabileceğini haber verir.

Kalp mühürlenmeden önce hep bir dönüş imkânı vardır.

Böyle ayetleri duyunca içimizde  daha çok sükûnet mi, yoksa kaçma isteği mi oluyor?

Başta bu çok küçük bir sapma gibi görünüyor.

Ama zamanla kalbi alışıyor ve hakikati fark etmesine rağmen istemiyor.

Bakara 6. ayette anlatılan durum bu: İnsan artık kendi tercihleriyle kalbini kapatmış oluyor.

Peygamber ya da uyarı gelirse gelsin, etkilenmiyor.

Bakara Suresi 6. ayette şöyle der: “Uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; iman etmezler.”

Buna dikkat! Ayet aslında üzülmeyi gereksiz kılıyor. Neden?

Çünkü burada sözü edilen kişiler, gerçeği görme fırsatına sahip olmuş ama bilinçli bir şekilde reddetmeyi seçmişlerdir.

Yani artık uyarı onlara ulaşmaz; kalpleri kapalıdır.

Bu ayet bize iki şeyi gösteriyor: Sorumluluk sınırımız: İnsanlara ne kadar anlatırsak anlatalım, bazı kalpler hazır değilse hiçbir şey değişmez.

Uyarı yapmanın sınırı vardır.

Üzülmemenin yolu: Bir kişi hakikati görüp reddediyorsa, bu onun seçimi.

Biz üzülürsek sadece kendi ruhumuzu yorarız.

Ayet, bize der ki: “İman etmiyorlarsa üzülmeye gerek yok; bu onların tercihidir.”

Günlük hayatta bunu şöyle düşünebiliriz: Bazı insanlar öğütleri dinler, bazıları duymazdan gelir.

Önemli olan kendi kalbimizi açık tutmak, fırsatları değerlendirmektir.

Başkalarının kalbini değiştiremeyiz; ancak kendi farkındalığımızla rehber olabiliriz.

Yani ayet korkutmak ya da beddua etmek için değil; bizim zihnimizi ve kalbimizi doğru yerde tutmamız için rehberlik ediyor.

Kısaca: Kalp kapalıysa uyarı etkisizdir, üzülmek ise gereksizdir.

Önemli olan kendi kalbini açık tutmaktır.

Ayet bize günlük hayatta “farkında ol, kalbini açık tut, fırsatları ve uyarıları gör, geç kalma” diyor.

Allah en iyi biledir

Rabbim bizleri okuduklarımızı güzel anlayan, üzerinde düşünen ve hayata geçiren kullarından eylesin.

Kalplerimizi daima nurlandıran, irademizi doğruya yönelten ve bizleri iyilikte yarışanlardan kılmasını dilerim.

 Dua  Allahümme’c’alnî sâdıkan fî kavlî ve amelî, vehdinî ilâ’s-sırâtıl-müstakîm.

“Allah’ım! Beni sözümde ve amelimde doğru kıl, beni dosdoğru yola ilet.”

  • İlgili Yazılar

    • Ocak 10, 2026
    • 35 views
    • 8 minutes Read
    Sabır, Sevgi ve Hidayet

    Read more

    • Ocak 9, 2026
    • 55 views
    • 2 minutes Read
    “Bildik” demiyoruz, “öğreniyoruz” diyoruz

    Read more

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Yazilar

    Sabır, Sevgi ve Hidayet

    • Ocak 10, 2026
    • 0
    • 35 views

    “Bildik” demiyoruz, “öğreniyoruz” diyoruz

    • Ocak 9, 2026
    • 0
    • 55 views

    Que tu les avertisses ou que tu ne les avertisses pas”

    • Ocak 9, 2026
    • 0
    • 65 views

    Uyarsan da Uyarmasan da…

    • Ocak 9, 2026
    • 0
    • 66 views

    Dua,edebiyat hiç değildir.

    • Ocak 7, 2026
    • 0
    • 55 views

    “Biz yabancı değiliz”.

    • Ocak 6, 2026
    • 0
    • 79 views

    Öfkeyi Yenmenin Anahtarı

    • Ocak 5, 2026
    • 0
    • 66 views

    “Aaa bak, THY geçiyor”

    • Ocak 5, 2026
    • 0
    • 90 views

    « Ah, regarde, le THY passe ! »

    • Ocak 4, 2026
    • 0
    • 57 views

    “Allâhu ekber kebîrâ…”

    • Ocak 4, 2026
    • 0
    • 117 views

    Allahummağfirli verhamni vehdini ve afıni verzukni”

    • Ocak 3, 2026
    • 0
    • 59 views

    Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler

    • Ocak 2, 2026
    • 0
    • 81 views

    Çocukluğumun sararmış gazeteleri

    • Ocak 2, 2026
    • 0
    • 96 views

    “Benim kalbim temiz”

    • Ocak 1, 2026
    • 0
    • 125 views

    Güzel bir aile, kendiliğinden oluşmaz.

    • Aralık 31, 2025
    • 0
    • 103 views

    Siz Bana Çok İyi Geldiniz

    • Aralık 31, 2025
    • 0
    • 117 views

    Korumalı: Herkes fıtratına uygun insanlarla yol alır

    • Aralık 30, 2025
    • 0
    • 53 views

    « Vous m’avez fait beaucoup de bien »

    • Aralık 30, 2025
    • 0
    • 77 views

    Ayet bize iki farklı insan tipi gösteriyor.

    • Aralık 30, 2025
    • 0
    • 108 views

    Şükür, elindekiyle doğru kalabilmektir. 🌷 🌼 🌸

    • Aralık 28, 2025
    • 0
    • 133 views

    Hizam Al-Ghamdi’nin hikayesi,

    • Aralık 27, 2025
    • 0
    • 103 views

    Dünya malı nedir ki?

    • Aralık 26, 2025
    • 0
    • 123 views

    Sorun bakmamak değil, alışmak.

    • Aralık 24, 2025
    • 0
    • 105 views

    Başkasını konuşmak daha kolay geliyor.« Il est plus facile de parler de quelqu’un d’autre. »

    • Aralık 24, 2025
    • 0
    • 120 views

    İman yaşandıkça güzelleşir(La foi s’embellit lorsqu’elle est vécue)

    • Aralık 23, 2025
    • 0
    • 148 views

    Güzel Sözün Gücü“Le pouvoir des belles paroles”

    • Aralık 23, 2025
    • 0
    • 144 views

    Kalp… Sessizdir ama en çok o konuşur.

    • Aralık 22, 2025
    • 0
    • 137 views

    İmsak girdiyse namaz geçerlidir.

    • Aralık 21, 2025
    • 0
    • 101 views

    Kazandın mı gerçekten?

    • Aralık 20, 2025
    • 0
    • 84 views

    Aleyküm enfüseküm…(Siz kendinize bakın…)

    • Aralık 14, 2025
    • 0
    • 194 views

    Mal ve Davranışta Sadaka

    • Aralık 14, 2025
    • 0
    • 181 views

    Bir Bahçede Üç Zaman

    • Aralık 13, 2025
    • 0
    • 127 views

    İyilik, bir karakter meselesidir

    • Aralık 12, 2025
    • 0
    • 158 views

    Sünnetin güzelliklerinden bazıları

    • Aralık 12, 2025
    • 0
    • 128 views

    Zikir sadece söz değildir

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 103 views

    La Bonté : Tout Commence par le Caractèr

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 134 views

    Clé pour maîtriser la colère

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 55 views

    Davet Edilmemiş Nasihatlar…

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 158 views

    Kalp… Sessizdir ama en çok o konuşur.

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 47 views

    Sözün Ağırlığı ve Kalbin Dili

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 178 views

    Allahumme cal fi kalbi nûran, ve cal fi sadri feracen ve surûran.

    • Aralık 11, 2025
    • 0
    • 161 views

    Le Conseil Non Sollicité

    • Aralık 10, 2025
    • 0
    • 97 views

    Bunu al, şunu da al, trend bu, onsuz olmaz…

    • Aralık 10, 2025
    • 0
    • 123 views

    İnsan Vardır Huzur Verir…

    • Aralık 10, 2025
    • 0
    • 148 views

    Allah’a tevekkül ederek yapılan gayret

    • Aralık 10, 2025
    • 0
    • 238 views

    Her yaptığının bir bedeli vardır;

    • Aralık 9, 2025
    • 0
    • 118 views

    Ben nasıl bu kadar etkilenmişim?”

    • Aralık 9, 2025
    • 0
    • 75 views

    Hurafe karanlıktır, bâtıl karanlıktır.

    • Aralık 8, 2025
    • 0
    • 151 views

    Utanmadıktan sonra dilediğini yap.

    • Aralık 8, 2025
    • 0
    • 99 views

    Sünnet-i Seniyye,

    • Aralık 8, 2025
    • 0
    • 115 views

    Mesela huzur dedik ya…

    • Aralık 8, 2025
    • 0
    • 140 views

    Allâhümme rahmeteke ercü felâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin

    • Aralık 7, 2025
    • 0
    • 119 views

    Ne büyük müjde

    • Aralık 7, 2025
    • 0
    • 127 views

    Korumalı: Yaşamda Olumlu Duygular

    • Aralık 7, 2025
    • 0
    • 86 views

    Bu yaşa gelmişsin, hâlâ Türkçe öğrenmedin mi sen?

    • Aralık 7, 2025
    • 0
    • 152 views

    Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum

    • Aralık 6, 2025
    • 0
    • 78 views

    Artık koşturmama gerek yok

    • Aralık 6, 2025
    • 0
    • 135 views

    👉 “Söylentilere değil, gerçeğe kulak vermek.

    • Aralık 5, 2025
    • 0
    • 143 views

    Sen güzel düşündükçe, şükrettikçe, güzel baktıkça

    • Aralık 5, 2025
    • 0
    • 143 views

    Écouter la vérité, non les rumeurs

    • Aralık 5, 2025
    • 0
    • 125 views

    Evet ya… Bu iyi hissettirdi

    • Aralık 4, 2025
    • 0
    • 138 views

    Dost arıyorsan Allah yeter, destek bekliyorsan Allah yeter.

    • Aralık 4, 2025
    • 0
    • 164 views

    La valeur de l’honnêteté face à la triche

    • Aralık 3, 2025
    • 0
    • 103 views

    Hile Karşısında Dürüstlüğün Değeri

    • Aralık 3, 2025
    • 0
    • 109 views

    Le mot “niyet” ou “niyyet”

    • Aralık 2, 2025
    • 0
    • 107 views

    Niyet / Niyyet”

    • Aralık 2, 2025
    • 0
    • 132 views

    Est-ce que quelqu’un va le remarquer ?

    • Aralık 1, 2025
    • 0
    • 115 views

    Ego karışmaz, beklenti yoktur, hesap yoktur.

    • Aralık 1, 2025
    • 0
    • 111 views

    Acaba beni fark ederler mi?🌼🌼🌼

    • Aralık 1, 2025
    • 0
    • 125 views

    Kötülüğü en güzel olanla sav.

    • Kasım 30, 2025
    • 0
    • 132 views

    Kevser Sûresi – Günlük Hayatta Yaşamak İçin Pratik Rehber

    • Kasım 30, 2025
    • 0
    • 94 views

    L’Écho des Jeux Perdus

    • Kasım 29, 2025
    • 0
    • 66 views

    Kaybolan Oyunların Yankısı :)

    • Kasım 29, 2025
    • 0
    • 85 views

    Selamün aleyküm. Ve aleyküm selam.

    • Kasım 28, 2025
    • 0
    • 148 views

    Les journaux jaunis de mon enfance

    • Kasım 27, 2025
    • 0
    • 68 views

    Allah’tan zenginlik istedim, bana İslam’ı verdi.

    • Kasım 27, 2025
    • 0
    • 44 views

    Vivre en conscience : chaque instant compte

    • Kasım 27, 2025
    • 0
    • 112 views

    Bilinçli yaşamak: Her an önemlidir.

    • Kasım 27, 2025
    • 0
    • 130 views

    Însan, en çok kendi nefsine nasihat etmeli…

    • Kasım 26, 2025
    • 0
    • 154 views

    “Bir sandalda iki kürek” meselesi…

    • Kasım 25, 2025
    • 0
    • 115 views

    Kırmaya değil, onarmaya; incitmeye değil, gönül almaya değer.

    • Kasım 24, 2025
    • 0
    • 119 views

    Dans un jardin, trois temps

    • Kasım 23, 2025
    • 0
    • 95 views

    Orada kazanç iyi değil mi?”

    • Kasım 22, 2025
    • 0
    • 142 views

    Güzel düşünen güzel görür, güzel gören güzel yaşar

    • Kasım 19, 2025
    • 0
    • 132 views

    Olayları İyiye Yormak Nasıl Bir Ahlaktır?

    • Kasım 19, 2025
    • 0
    • 79 views

    kısmen katılıyorum, kısmen de katılmıyorum

    • Kasım 18, 2025
    • 0
    • 386 views

    Gönülden gönüle yol olur.

    • Kasım 18, 2025
    • 0
    • 156 views

    Être croyant, c’est être une bonne personne

    • Kasım 16, 2025
    • 0
    • 84 views

    Kural mural yok arkadaşım.

    • Kasım 16, 2025
    • 0
    • 163 views

    Dua Evrensel Bir Dil

    • Kasım 15, 2025
    • 0
    • 132 views

    Güle güle diyelim gidenlere

    • Kasım 13, 2025
    • 0
    • 150 views