Selamün aleyküm.
Biz bugün Bakara Suresi’nin ilk ayetlerini anlamaya çalışıyoruz.
Yani “bildik” demiyoruz, “öğreniyoruz” diyoruz. Çünkü Kur’an, insanın ömrü boyunca öğrenmeye devam ettiği bir kitaptır.
Sure “Elif, Lâm, Mîm” diye başlıyor.
Bu harflerin ne anlama geldiğini tam olarak biz bilmiyoruz.
Ama şunu öğreniyoruz: Kur’an, insan aklının ürünü değil, Allah’ın kelamı.
Her şeyini anlamasak da teslim oluyoruz.
Sonra Allah buyuruyor ki:“Bu, kendisinde şüphe olmayan Kitap’tır. Takva sahipleri için bir hidayettir.”
Buradan şunu öğreniyoruz: Kur’an bir yol gösterici.
Ama bu yol, kalbini kapatanlara değil; anlamaya niyet edenlere açılıyor.
Devamında Allah, doğru yolda olan insanların özelliklerini bize tek tek öğretiyor:
“Onlar gayba iman ederler.”
Yani her şeyi görmeden de inanmayı öğreniyoruz. Güvenmeyi öğreniyoruz.
“Namazı dosdoğru kılarlar.”
Namazın sadece bir alışkanlık değil, hayatı düzenleyen bir ibadet olduğunu öğreniyoruz.
“Kendilerine verdiğimiz rızıktan harcarlar.”
Paylaşmanın, eksilmek değil; bereket olduğunu öğreniyoruz.
Sonra Allah buyuruyor ki:
“Sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler.”
Yani biz, sadece kendi kitabımıza değil, Allah’ın gönderdiği bütün peygamberlere ve kitaplara iman etmeyi öğreniyoruz.
Ve en önemlisi:
“Ahirete de kesin olarak inanırlar.”
Buradan da şunu öğreniyoruz: Bu dünya son durak değil.
Bir hesap var ve bu bilgi, hayatımıza yön veriyor.
Ve sonra Allah sonucu söylüyor: “İşte onlar Rab’lerinden bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”
Biz buradan şunu öğreniyoruz: Doğru yol, iddia ile değil; yaşantı ile belli oluyor.
Ve gerçek kurtuluş, Allah’ın razı olduğu bir hayat yaşamaktan geçiyor.
Biz bu ayetleri okurken şunu demeliyiz:
“Ya Rabbi, anlattığın bu insanlar arasında bizi de eyle.
Bildiğimizi zannettiklerimizi düzelt, bilmediklerimizi öğret.”
Çünkü biz öğreniyoruz…
Ve Kur’an, öğrenmek isteyene yol gösteriyor.
Selam ve dua ile