Mâide Suresi 88. Ayet:“Allah’ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Kendisine iman ettiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının.”
Ayette Allah bize çok net ama çok da sıcak bir şekilde sesleniyor.
Diyor ki: Size verdiğim helâl ve temiz rızıklardan yiyin.
Yani korkmayın, dünyadan tamamen el etek çekmenizi istemiyorum.
Size sunduğum nimetlerden faydalanın ama bunu doğru şekilde yapın.
Buradaki “helâl” vurgusu çok önemli; kazancımızın, yediğimizin, içtiğimizin içinde haram, hile, kul hakkı olmasın istiyor.
Sadece tabağımıza gelen yemek değil, o yemeğin nasıl kazanıldığı da önemli.
Bir de “temiz” diyor.
Yani sadece dinen uygun olması yetmiyor, sağlığa zararlı olmaması, insanın içini rahat ettirmesi de önemli.
Allah kulunun hem bedenine hem ruhuna zarar gelsin istemiyor.
Vicdanı rahatsız eden bir şey varsa, orada durup düşünmemiz gerekiyor.
Ayetin devamında ise çok güçlü bir hatırlatma var: İman ettiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının.
Yani “Ben Allah’a inanıyorum” demek tek başına yetmiyor.
Bu inanç, hayatımıza da yansısın istiyor.
Alışveriş yaparken, para kazanırken, çalışırken, yerken içerken…
Her alanda bir ölçü olsun, bir bilinç olsun.
Aslında Allah burada bize şunu söylüyor: Ne kendinize gereksiz yasaklar koyun ne de sınırı aşın.
Hayatın tadını çıkarın ama şükürle, ölçüyle ve sorumlulukla yaşayın.
Çünkü verilen her nimetin bir hesabı, her lokmanın bir karşılığı var.
Kısacası bu ayet, bize dengeli bir hayatı öğretiyor.
Ne dünyayı tamamen terk etmeyi ne de dünyaya kapılıp ahireti unutmayı…
Allah’ın verdiği nimetleri bilinçle kullanmayı ve imanımızı sadece dilimizle değil, yaşamımızla göstermeyi
öğütlüyor. Allah en iyi bilendir
Resûlullah şöyle buyurur: “Allah temizdir, ancak temiz olanı kabul eder.”(Müslim)
Ardından haramla beslenen bir adamdan bahseder ve şöyle der:
“Yediği haram, içtiği haram, giydiği haram olan kimsenin duası nasıl kabul edilsin?”
👉 Yani kazancımız ve yediklerimiz, sadece bedenimizi değil, dualarımızı ve ibadetlerimizi de etkiliyor.
Resûlullah şöyle buyurur:“Kişinin kendi el emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir yiyecek yoktur.”(Buhârî)
👉 Alın teriyle kazanılan helâl rızık, Allah katında çok kıymetlidir. Az bile olsa bereketlidir, gönül rahatlığı verir.
Ayetten anladığım kadarıyla
Allah Teâlâ Mâide Suresi 88. ayette bize çok net bir ölçü veriyor: “Allah’ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve iman ettiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının.”
Bu ayet bize dünyadan tamamen uzak durmamızı değil, dünyayı doğru ve bilinçli yaşamamızı öğretiyor.
Rızık sadece soframıza gelen yemek değildir.
Kazandığımız para, yaptığımız iş, alışverişimiz de rızıktır.
İşimizi savsaklayarak aldığımız maaş, ticarette yapılan küçük hileler ya da kul hakkı içeren kazançlar lokmamıza zarar verir.
Helâl rızık, insanın içini rahatlatan rızıktır.
Ayetin “temiz” vurgusu da çok önemlidir.
Sadece helâl olması yetmez; sağlığa zarar vermeyen, israfa kaçmayan, vicdanı rahatsız etmeyen bir rızık olmalıdır.
Market alışverişinde bile bu ölçüyü gözetmek gerekir.
İhtiyacımız olmayanı almak, israf etmek bu anlayışla bağdaşmaz.
Ayetin sonunda “iman ettiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının” buyurulması bize şunu hatırlatır: İman sadece sözle değil, hayatla gösterilir.
Lokmamıza dikkat ediyorsak, kazancımıza dikkat ediyorsak imanımızı yaşıyoruz demektir.
Kısacası bu ayet bize dengeli bir hayat çağrısı yapıyor.
Helâl ve temiz rızıkla yaşayan insanın kalbi huzurlu, ibadeti daha samimi olur.
Rabbim hepimize helâl ve temiz rızıkla yaşamayı nasip etsin.
Amin