Biz onları (uzun uykularından) uyandırdık ki aralarında birbirlerine sorsunlar.
İçlerinden biri, “Ne kadar kaldık burada?” dedi.
Bir kısmı, “Bir gün ya da bir günden az kaldık” diye cevap verdi.
Diğerleri ise şöyle dedi:
“Ne kadar kaldığımızı Rabbimiz daha iyi bilir.
Şimdi içinizden birini şu gümüş parayla şehre gönderin; baksın, hangi yiyecek daha temiz ve daha güzelse ondan size biraz yiyecek getirsin.
Ama çok dikkatli ve nazik davransın; sakın sizi ve bulunduğunuz yeri kimseye sezdirmesin.”Kehf
Suresi 18. Ayet – 19 (Meal)
Bu ayette Ashab-ı Kehf’in uyanış anına götürülüyoruz.
Düşünsene… Yüzlerce yıl uyumuşlar ama kendilerine sorulduğunda verdikleri cevap çok insani:
“Bir gün kaldık… belki de daha az.”
Yani zaman algıları tamamen bizimki gibi.
Uzun bir uyku sonrası uyanan bir insan ne hissederse, aynısını hissediyorlar.
Bu bize şunu gösteriyor: Allah isterse zamanı tamamen farklı işler hale getirebilir.
İnsan için uzun olan, Allah katında bir an gibi olabilir.
Sonra içlerinden bazıları çok önemli bir noktaya dikkat çekiyor:
“Ne kadar kaldığımızı Rabbimiz daha iyi bilir.”
Bu cümle aslında büyük bir teslimiyet.
Bilmedikleri konuda tartışmaya girmiyorlar, sözü Allah’a bırakıyorlar.
Günlük hayat için de çok güzel bir ders bu: Her şeyi bilmek zorunda değiliz, bilmediğimizi Allah’a havale etmek de bir olgunluk.
Ardından açlıklarını fark ediyorlar ve içlerinden birini şehre göndermeye karar veriyorlar.
Ama burada da çok dikkatli davranıyorlar.
“En temiz ve güzel yiyecekten alsın” diyorlar.
Bu, helale ve temiz olana verdikleri önemi gösteriyor.
Bir de şu uyarı çok çarpıcı:
“Çok nazik ve tedbirli olsun, sakın bizi kimseye fark ettirmesin.”
Yani sadece iman etmiş olmak yetmiyor; akıllı, temkinli ve bilinçli davranmak da gerekiyor.
Allah’a güveniyorlar ama tedbiri de elden bırakmıyorlar.
Bu da bize şunu öğretiyor: Tevekkül, hiçbir şey yapmadan beklemek değil; elimizden geleni yapıp sonucu Allah’a bırakmaktır.
Kısacası bu ayet bize: Zamanın Allah’ın kontrolünde olduğunu
Bilmediğimiz konularda Allah’a teslim olmayı
Helal ve temiz olana dikkat etmeyi
İnançla birlikte aklı ve tedbiri de kullanmayı
çok sade ama çok güçlü bir şekilde anlatıyor.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:
“İki nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez:
Sağlık ve boş vakit.”
(Buhârî)
Ashab-ı Kehf zamanı fark etmeden geçiriyor.
Bu hadis, günümüz insanına şunu söylüyor: Zaman elimizdeyken değerini
bilmiyoruz, kaybolduğunda fark ediyoruz.
Ayetle birlikte okunduğunda mesaj çok net: Zaman değil, bilinç önemlidir.
Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:“Kişinin güzel Müslümanlığından biri de, kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesidir.”
(Tirmizî)
Ashab-ı Kehf “Ne kadar kaldık?” tartışmasını uzatmıyor.
“Rabbimiz daha iyi bilir” deyip noktayı koyuyorlar.
Hadis bize şunu öğretiyor: Her konuda konuşmak zorunda değilsin.
Susmak bazen imanın göstergesidir.
Bir adam Peygamberimize sorar:“Deveyi bağlayıp mı tevekkül edeyim, yoksa bağlamadan mı?”
Resûlullah (s.a.v.) şöyle cevap verir:“Önce bağla, sonra Allah’a tevekkül et.”
(Tirmizî)
Ashab-ı Kehf’in “çok dikkatli davransın, kimseye sezdirmesin” demesiyle birebir örtüşüyor.
Bu hadis ayeti adeta hayata taşıyor: Tevekkül, tedbiri terk etmek değildir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurur:“Allah temizdir, ancak temiz olanı kabul eder.”(Müslim)
Ashab-ı Kehf’in “en temiz ve güzel yiyeceği” istemesi, bu hadisin canlı bir örneğidir.
Hadis bize şunu hatırlatır:Sadece ibadet değil, lokma da imanın parçasıdır.
Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:“Dünya, ahiretin yanında, sizden birinizin parmağını denize sokup çıkarması gibidir. Parmağında kalan suya bir bakın.”
(Müslim)
Ashab-ı Kehf’in yüzlerce yılı bir gün sanması, bu hadisi çok güçlü şekilde destekler.
Mesaj açık:
Dünya uzun gibi görünür ama aslında bir göz kırpmasıdır.
Peygamberimiz (s.a.v.) buyurur:“İstişare eden pişman olmaz.”(Taberânî)
Ashab-ı Kehf’in aralarında konuşup karar vermesi, bu sünnetin Kur’an’daki yansımasıdır.
Yani bu davranışları sadece doğru değil, peygamberî bir ahlaktır.
Bu ayet ve hadisler birlikte şunu anlatıyor:
-
Zaman hızla geçer, fark etmezsin
-
Bilmediğini Allah’a bırakmak imandır
-
Tedbir almak tevekküle aykırı değildir
-
Helal ve temizlik, imanın parçasıdır
-
Dünya kısa, ahiret kalıcıdır
-
İstişare sünnettir