Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
“Temizlik imanın yarısıdır.
Elhamdülillah mizânı doldurur. Sübhânellah ve elhamdülillah yer ile gökler arasını sevapla doldurur.
Namaz nurdur.
Sadaka burhandır. Sabır ziyadır.
Kur’an senin ya lehinde ya da aleyhinde delildir.
Herkes sabah nefsini satar; kimi onu âzâd eder, kimi de helâk eder.”
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu hadiste bize şunu hatırlatıyor: İman sadece “inanıyorum” demek değildir; nasıl yaşadığımızla ilgilidir.
O yüzden ilk olarak temizlikten söz ediyor.
Temizlik sadece abdest almak, el yüz yıkamak değildir.
Kalbi temiz tutmak, niyeti düzeltmek, kimseye bile bile kötülük etmemeye çalışmaktır.
İnsan içini temizlemeden dışını ne kadar süslerse süslesin eksik kalır.
Sonra “Elhamdülillah” diyor Efendimiz
Çünkü insan en çok burada zorlanıyor.
İşler yolunda giderken hamd kolay ama can sıkılırken, istediğimiz olmayınca zorlaşıyor.
Ama gerçek hamd, her hâlde Allah’a güvenebilmektir.
İşte böyle söylenen bir “Elhamdülillah”, ahirette çok ağır geliyor.
“Sübhânellah ve elhamdülillah” sözlerinin yerle gök arasını sevapla doldurması, bize şunu söylüyor:
Büyük işler yapamasak bile Allah’ı anmak elimizin altında.
Yolda yürürken, otobüste, ders arasında, işte çalışırken…
Dil Allah’ı anıyorsa insan boşta değildir.
Namaz için “nurdur” buyurulması boşuna değil.
Namaz kılan insanın hayatında bir denge olur.
Her şeyi doğru yapmasa bile, tamamen kopmaz.
Namaz, insanı hayata karşı ayakta tutan bir ışıktır.
Genç yaşta namazla bağ kuran biri, ileride çok savrulmaz.
Sadaka, imanın delilidir.
Çünkü insan en çok kendini düşünür.
Ama paylaşmayı öğreniyorsa, birinin derdiyle ilgileniyorsa, bu kalbin canlı olduğunun işaretidir.
Sadaka sadece para vermek değildir; bir tebessüm, bir destek, bir omuz da sadakadır.
Sabır ise ziyadır. Sabır zor bir iştir.
Beklemek, susmak, vazgeçmemek kolay değildir.
Ama sabreden insan zamanla güçlenir. Sabır insanı yakar ama olgunlaştırır.
En güzel insanlar, sabrın içinden geçmiş insanlardır.
Kur’an’a gelince…
Kur’an hayatımızda bir yerde durur.
Ya yolumuzu belirler ya da rafta kalır.
Onu okuyup anlamaya çalışırsak bize yol arkadaşlığı yapar.
Ama görmezden gelirsek, sorumluluk olur.
Kur’an’la aramızdaki mesafe, bizim tercihimizdir.
Ve hadisin son cümlesi hepimize çok net bir mesaj verir: Her sabah bir tercih yapıyoruz.
Kim olduğumuzu, nasıl biri olacağımızı o günkü seçimlerimiz belirliyor.
Kimimiz nefsini kontrol eder, özgürleşir.
Kimimiz nefsinin peşinden gider, farkında olmadan kendini yorar.
Bu hadis bize şunu söylüyor: Mükemmel ol demiyor, farkında ol diyor.
Temiz kalmaya çalış, şükret, bağını koparma, sabret ve her gün biraz daha iyi bir insan olmaya niyet et.
Rabbim hepimize nefsini azad eden kullarından olmayı nasip etsin.
Selam ve dua ile