“Şüphesiz nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.”(Şems Suresi, 9. Ayet)
“Nefsini arındırmak” ne demek?
Güzel soru.
Nefis, insanın içinde hem iyiliğe hem kötülüğe meyilli olan tarafıdır.
Arındırmak, demek ki sadece günah işlememek değil.
Kalbimizi kötülüklerden, kibirden, hasetten, hırstan temizlemek demektir.
Bu ayet çok kısa ama çok şey anlatıyor.
Allah bize diyor ki: Kurtuluş isteyen insan önce kendi içine baksın.
Çünkü insanın asıl imtihanı dışarıda değil, kendi içindedir.
Herkesin bir nefsi var.
Hepimiz onunla yaşıyoruz.
Kimi zaman bizi hayra götürüyor, kimi zaman da yanlışlara sürüklüyor.
Însan hata yapıyor, değil mi?
Tabii ki yapıyoruz.
İşte ayetteki güzellik burada: Arınmak bir süreç.
Hatasız olmak değil, hatayı fark edip doğruya dönmek.
Düşebilirsin, ama önemli olan orada kalmamak.
Nefsi arındırmak demek, tamamen hatasız olmak demek değildir.
Zaten insan hatasız olmaz.
Hepimiz zaman zaman yanlış yapıyoruz, kırıyoruz, üzülüyoruz ya da üzüyoruz.
Burada önemli olan, “Ben nerede yanlış yaptım?” diye durup düşünebilmek.
Yanlışı fark edebilmek ve tekrar etmemeye çalışmak.
Bakın, yaş fark etmez.
Gençken başka şeylerle sınanırız, yaş ilerleyince başka şeylerle.
Gençlikte hevesler ağır basar, ilerleyen yaşlarda alışkanlıklar, inatlar, bazen de kibir.
Ama nefsle mücadele hiç bitmez.
Son nefese kadar devam eder.
Nefsini temiz tutmak; kimseyi küçümsememek, kalp kırmamaya dikkat etmek,
diline sahip çıkmak demektir.
Her doğruyu her yerde söylememek, öfkeyle konuşmamak, başkasının kusurunu
diline dolamamak demektir.
Bunlar zor ama çok kıymetlidir.
Îbadet yeterli değil mi o zaman?
İbadet çok önemli ama yeterli değil.
Namaz kılmak, oruç tutmak güzel ama kalbimizde yer edinmezse, hâlâ insanları
kırıyor, dilimizi kontrol edemiyorsak, eksik kalırız.
Allah samimi olmanı ister.
Hata yaptığında fark edip tövbe edebilmen yeterli.
İbadetler elbette çok önemlidir.
Namaz, oruç, dua… Bunlar bizi ayakta tutar.
Ama ibadetin kalbimize yansıması gerekir.
Namaz kılıp hâlâ insanları incitiyorsak, oruç tutup hâlâ dilimizi tutamıyorsak,
burada durup kendimizi gözden geçirmemiz gerekir.
Kurtuluş ulaşılmaz bir hedef değil.
Samimi bir niyet, her gün küçük adımlar…
Bugün dünden biraz daha iyi olmaya çalışmak bile yeter.
Allah, çaba gösteren kullarını asla yalnız bırakmaz.
Allah bizden mükemmel olmamızı istemiyor.
Samimi olmamızı istiyor.
Düştüğümüzde kalkmamızı, yanlış yaptığımızda “yanlış yaptım” diyebilmemizi istiyor.
Tövbe kapısı herkes için açık. “Ben artık değişmem” demek, şeytanın sevdiği bir sözdür.
Allah’tan umut kesilmez.
Bu ayet bize şunu söylüyor kardeşlerim: Kendinle uğraş, kalbini temiz tutmaya çalış, gerisi Allah’ın izniyle yoluna girer.
Bugün dünden biraz daha iyi olmaya niyet etmek bile çok kıymetlidir.
Hepimiz eksiklerimizle bu yoldayız.
Önemli olan bu yolda kalmak.
Çünkü Allah’ın sözü açık: Nefsini arındıran, yani kendini düzeltmeye çalışan insan,
mutlaka kurtuluşa erecektir.
Günlük hayatta ne yapmalıyız o zaman?
Şöyle düşünebilirsiniz:Kimseyi küçümsememek, kalp kırmamaya dikkat etmek.
Öfkeyle konuşmamak, yanlışları önce kendinde aramak.
Affedebilmeyi öğrenmek.
Küçük de olsa her gün kalbi temizlemeye çalışmak.
Asıl mücadele başkalarıyla değil, kendi nefsimizledir.
Bu ayet, hayatın her döneminde bize yol gösteriyor: Kendinle uğraş, kalbini temiz tut, gerisi Allah’a bırak.
Nefsini arındıran insan, kesinlikle kurtuluşa erecektir.
Hayat kısa ve imtihanlar çok.
Ama korkmayalım, zor olan kalbinizi temiz tutmak değil, pes etmemek.
Her gün biraz daha iyi olmaya çalışmak, küçük hataları fark edip düzeltmek, nefsi arındırma yolunda atılan adımlardır.
Allah, samimi gayretimizi görür ve sizide bizi de yalnız bırakmaz.
Însallah ögrendiklerimizle amel etmeyi gayret edelim
Kalbin temizliği ile ilgili hadisler…
“Allah, kullarına ancak kalplerine göre muamele eder.” (İbn Mace, Mukaddime 6)
İnsan dıştan ibadet yapsa da, kalbi kirliyse Allah onu kalbiyle ölçer.
Kalbin arınması, kurtuluşun anahtarıdır.
“Her kim kendi nefsi ile mücadele eder ve onu kötülüklerden alıkoyarsa, Allah onun kalbini temizler.” (Taberani, el-Mu’cemü’l-Kebir)
Burada nefs tezkiyesi doğrudan övülür: Hatalarını fark edip düzeltmek, kalbi arındırır.
“İman eden, öfkesine hakim olandır.”(Tirmizi, Birr 7)
Öfke kontrolü, nefsi arındırmanın temel yollarındandır.
“Allah, kulunun hatasını örtmesini sever. Kul, günahını fark edip tövbe ederse Allah onu bağışlar.”(Müslim, Tevbe 5)
Nefsini arındırmak, sadece kötü huyları bırakmak değil, hata yaptıktan sonra dönüp temiz kalmaktır.
Selam ve dua ile