Estağfirullah. Estağfirullah.
Estağfirullahe’l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve, el-Hayyü’l-Kayyûm ve etûbü ileyh.
Ve nes’elühü’t-tevbete ve’l-mağfirete ve’l-hidâyete lenâ.
İnnehû hüve’t-Tevvâbü’r-Rahîm. Tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ.”
Duanın Türkçe Meali:
“Allah’tan bağışlanma diliyorum. Allah’tan bağışlanma diliyorum.
Kendisinden başka ilâh olmayan, daima diri olan ve her şeyi ayakta tutan yüce ve cömert Allah’tan
bağışlanma diliyor ve O’na yöneliyorum.
Bizler için tevbe, bağışlanma ve doğru yolu istiyoruz.
Şüphesiz ki O, tevbeleri çok kabul eden ve çok merhametli olandır.
Bu dua aslında insanın Allah’a karşı içini açmasıdır. “Estağfirullah” derken kul, “Hata yaptım, yanlış yaptım, farkındayım” demiş olur.
Kimseyi suçlamaz, mazeret aramaz. Sadece dürüstçe Rabbine döner.
Duada Allah’ın diri olduğu ve her şeyi ayakta tuttuğu söylenir.
Bunun anlamı şudur: Biz bazen güçlü olduğumuzu, her şeyi kontrol ettiğimizi sanırız.
Oysa nefesimizi bile biz vermiyoruz.
Bunu fark etmek insanın kalbini yumuşatır.
“Bize tevbe, bağışlanma ve doğru yol ver” kısmı çok önemlidir.
Kul sadece affedilmeyi değil, bir daha aynı hataya düşmemek için yol göstermeyi de ister.
Yani “beni affet ama beni başıboş da bırakma” demektir bu.
Son cümlede insan kendini çok net bir şekilde tanımlar: “Ben kendime haksızlık ettim.” Günah işlediğimizde aslında Allah’a değil, kendimize zarar veririz.
Çünkü sonuçlarına biz katlanırız.
Ve insan şunu kabul eder: Ne zaman öleceğini de ne kadar yaşayacağını da kendisi belirleyemez.
Bu kabulleniş, insanı alçakgönüllü yapar.
Bu dua, “mükemmelim” diyenlerin değil, “eksiklerim var ama dönmek istiyorum”
diyenlerin duasıdır.
Samimiyetle okunduğunda insanın içini hafifletir, kalbine umut verir.