Bir Ramazan’a daha kavuştuk. İçimde hem şükür hem de tarifsiz bir huzur var.
Bu satırları yazarken kalbimden geçen tek şey şu: Bu güzel ay hepimize iyi gelsin.
Bu mübarek ay, yalnızca sofralarımızdan bir lokmanın eksilmesi değil; kalbimizin fazlalıklarından arınması demek.
Biraz yavaşlamak, biraz susmak, biraz da içimize dönmek…
Kırdığımız yerleri onarmak, kırıldığımız yerleri Rabbimize bırakmak demek.
Ramazan; sabrı yeniden öğrenmek demek.
Daha yumuşak konuşmaya niyet etmek, daha çok dinlemek, daha çok anlamak…
Affetmenin hafifliğini, paylaşmanın bereketini hatırlamak demek.
Çünkü bu ayda yapılan her dua biraz daha içten, edilen her “âmin” biraz daha derinden oluyor.
Dilerim ki bu güzel ay; sadece bizim evlerimize değil, dünyanın dört bir yanındaki tüm Müslüman kardeşlerimizin hanelerine huzur getirsin.
Sofralarına bereket, gönüllerine ferahlık dolsun.
Gözyaşı dökenlerin gözleri kurusun, darda olanlara kapılar açılsın, yalnız hissedenler aynı
hilalin altında yalnız olmadıklarını bilsinler.
Aynı gökyüzüne bakıyoruz, aynı ayı görüyoruz, aynı ezanla sükûnete eriyoruz…
Belki farklı şehirlerdeyiz, farklı ülkelerde…
Ama kalplerimiz aynı duada buluşuyor.
Benim için ne diliyorsanız, Rabbim sizlere de nasip etsin.
Bu mübarek ay; içimizdeki kırgınlıkları hafifletsin, kalbimizi yumuşatsın, dilimizi güzelleştirsin.
Dualarımız göğe yükselirken ruhumuz da arınsın.
Aynı hilalin altında, aynı “âmin”de buluşmak dileğiyle…
Ramazan-ı Şerif’imiz, dünyanın dört bir yanındaki tüm kardeşlerimiz için hayır, huzur ve bereket getirsin.
Kalplerimiz sevgiyle dolsun, sofralarımız bereketle şenlensin.
Mübarek Ramazanınız kutlu olsun .”