Eskiden bu sözü sadece dedelerimizin, ninelerimizin söylediğini sanırdım.
Sonra annem ve onun yaşıtları söylemeye başladı.
Bugün ise aynı cümle dudaklarımdan dökülüyor:
“Neydi o günler be…”
Mesela Ramazanlarda iftar vaktini sabırsızlıkla beklemek…
Sahurda davulcuya bahşiş vermenin çocukça heyecanı…
Mesela pilli radyodan yükselen Türk halk müziğini dinleyen amcamı hatırlamak…
Siyah beyaz televizyonun başında bütün aile toplanmak…
Mesela pencere önündeki sardunyaların kokusunu içimize çekmek…
Deve güreşleri, at yarışları, bayram yerleri…
Horoz şekerleri, pamuk şekerleri, elma şekerleri almak…
Bayramlık ayakkabılar, fistanlar, gömlekler giymek…
Kınalı ellerle, bayram sabahının heyecanıyla uykuya dalmak…
Mesela komşuluklar…
Benim hayatımda çok büyük yeri olan o güzel komşuluklar…
Kapı önü sohbetleri…
Çekirdek çitletirken evlenilecek kızların isimlerini saymak…
Mesela Ahmet Amca’nın sinemasında, kasaba kadınlarının perşembe günkü küçük sinema kaçamağı…
Babalarımızın file içinde, gazeteye sarılı taşıdığı karpuzları eve getirdiğinde duyduğumuz sevinç…
Yolda karşılaştığımız büyüklerimizle selamlaşıp hal hatır sormak…
Almanya’dan ya da Hollanda’dan gelen mektupları postacıdan alırken yaşanan o tarifsiz sevinç…
Okul yıllarımız…
Siyah önlükler, kolalanmış beyaz yakalar…
Köylünün saflığı, kasabalının samimiyeti, şehirlinin nezaketi…
Üzerinde “Allah korusun” yazan küçük minibüslerde yolculuk ederken,
tanıdık tanımadık herkesin birbirine hal hatır sorması…
Sokaklardan geçen eskiciler, dondurmacılar, kalaycılar, maniler söyleyen satıcılar…
Bakkal duvarlarında çerçevelenmiş özlü sözleri okumak…
İğne oyalı tülbentler…
Dirseklere kadar bilezikler…
Boyunlarda beşi bir yerde… Gelinler…
Mevlitlerde içilen çorbanın tadı, pilavın kokusu, nefis sütlaçlar…
Kaş altından birbirine bakan, utangaç gülümseyen, çekinerek konuşan nişanlılar, sevdalılar…
İlk renkli televizyon geldiği gün yaşanan heyecan…
Portakal çiçeklerinden kolyeler, papatyalardan taçlar, lalelerden yapılmış bilezikler…
Kasabamızda, mahallemizde sevdiğimiz yüzlerle karşılaşmak…
İnsanlara güvenebildiğimiz günlerdi…
Ve insanların da kendilerini güvenilir kılabildiği zamanlar…
Çok güzeldiniz…
Çok güzeldiler…
Çok güzeldik…
Eski günler…
Selam ve dua ile kalın.