Bismillâhirrahmânirrahîm.

Selâmün aleyküm.

Aziz kardeşim, Rabbimiz Nisa Sûresi 31. ayette bize çok büyük bir müjde veriyor. Buyuruyor ki:
“Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, diğer küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir mekâna sokarız.”

Bu ayet bize şunu açıkça gösteriyor: Allah Teâlâ kulunun kurtuluşunu istiyor. Kapıyı kapatmıyor, aksine kapıyı aralıyor. Ancak bu kapının anahtarı büyük günahlardan uzak durmaktır.

Burada önemli bir noktaya dikkat etmek gerekir. Büyük günahlardan kaçınmak sadece haramlardan sakınmak değildir; farzları terk etmemek de bunun içindedir. Çünkü farzı bilerek ve isteyerek terk etmek, âlimlerin ittifakıyla büyük günah kabul edilmiştir. Beş vakit namaz, cuma namazı, Ramazan orucu gibi farzlar bu kapsamın en başında gelir.

Resûlullah ﷺ bu hakikati şu hadis-i şerifle bize bildiriyor:
“Büyük günah işlenmedikçe beş vakit namaz ve iki cuma, aralarındaki günahlara kefarettir.” (Müslim)

Yani namaz, cuma ve diğer ibadetler; büyük günahlardan sakınan kul için küçük günahları silen bir rahmet vesilesidir. Ama büyük günahlar, özellikle de farzların ihmali söz konusuysa, bu kefaret mekanizması işlemiyor.

Âlimler büyük günahları tanımlarken çok güzel ölçüler koymuşlardır. Büyük günah;
– Dünyada hadd cezası olan,
– Âhirette azapla tehdit edilen,
– İmanın nefyedildiği ifade edilen,
– Lânet, gazap ve ağır tehdit içeren fiiller olarak tarif edilmiştir.

Şeyh Abdurrahman es-Sa‘dî rahimehullah da tefsirinde bu ölçülerin en sahih ve kuşatıcı tarifler olduğunu ifade eder.

Bu noktada namaz meselesi ayrıca çok dikkat çekicidir. Çünkü kıyamet günü kulun ilk hesaba çekileceği amel namazdır. Resûlullah ﷺ şöyle buyurur:
“Kıyamet günü kulun ilk hesaba çekileceği şey namazıdır. Eğer onu tam yapmışsa ne âlâ! Eksikse Allah Teâlâ, ‘Kulumun nafilelerine bakın’ buyurur. Nafile namazı varsa, onunla farzları tamamlanır.” (Nesâî)

Bu hadis bize hem bir uyarı hem de bir umut veriyor. Farz namazlar eksikse bile, nafilelerle telafi imkânı vardır. Ama bu, farzı terk etmeyi hafife almak değildir. Aksine, farzın ne kadar hayati olduğunu gösterir.

Özetle kardeşim, kurtuluşun yolu nettir:
Farzlara sarılmak, büyük günahlardan sakınmak ve nafilelerle eksiklerimizi tamamlamaya çalışmak. Rabbimiz rahmetiyle muamele eden, tövbeye kapı açan, kullarını cennete davet eden bir Rab’dir.

Allah bizleri namazına sahip çıkan, büyük günahlardan uzak duran ve affına mazhar olan kullarından eylesin. Âmin.